Tarihte ''Türk'' ve ''Türkiye'' Kelimeleri Ne Zaman Kullanılmıştır ?

Tarihte ''Türk'' ve ''Türkiye'' Kelimeleri Ne Zaman Kullanılmıştır ?
Tarihte ”Türk” ve ”Türkiye” Kelimeleri Ne Zaman Kullanılmıştır ?

 
 
Türk mü ? Türkiyeli mi ?
 
Türkiye mi desek yoksa Anadolu Cumhuriyeti mi?
 
Niye Kürdiye değil de Türkiye ?
 
Son yıllarda bu saçma soruları sıkça duymuşsunuzdur. Sözde kendisine aydın diyen ama gerçekte kendisini bile aydınlatamamış bir takım zevat televizyon programlarında, gazetelerde, İnternet ortamında temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp duruyorlar. Neden ? Sözde barış süreci için. Türk yerine Türkiyeli diyince barış geleceğini düşünecek kadar zavallı insanlara söylenecek tek söz ”çok boş ve gereksiz konuşuyorsunuz” olur.
 
Boş konuşuyorsunuz çünkü tarihten zerre kadar haberiniz yok kafanıza göre atıp tutuyorsunuz. Gereksiz konuşuyorsunuz çünkü sizin ”Türkiyeli” demenizle bu milletin adı ”Türkiyeli” olmaz. Milletlerin isimleri masa başında verilmez. Türk kelimesi üç beş kişinin koyduğu bir isim değil ki sizin isteğinize göre değişsin. Tarih her ne kadar belgelerle konuşulan bir bilim dalı olsa da aynı zamanda yaşayan, sürekliliği olan bir bilim dalıdır. Milletler bir günde, bir yılda ortaya çıkmamıştır. Aynı şekilde milletlerin isimleri de bir günde bir yılda verilmemiştir. Bu çok uzun bir süreçtir. Öyle kafanıza göre Türk olmasın Türkiyeli olsun diye değiştiremezsiniz. Bu yapay isimlerle sadece kendinizi kandırırsınız o kadar… Başka da hiç bir halt yapmış olmazsınız.
 
Tarihe baktığımızda Türk isminin binlerce yıldır var olduğunu görüyoruz.  Heredotun doğu kavimleri arasında zikrettiği Targitalar, İskitlerin yaşadığı bölgelerde oturduğu söylenen Tyrakae, Tevratta anlatılan Togharmanlar, Hint kaynaklarında geçen Turukhalar, eski ön Asya çivi yazısı metinlerinde görülen Turukkular ve M.Ö. 14. yüzyılda Çin kaynaklarında geçen Tikler tarihte Türkleri işaret eden bazı kaynaklardır.
 
Türk ismi yazılı olarak ilk kez M.Ö. 1328 yılında Çin kaynaklarında  ”Tu- kue” olarak geçmektedir. Bu da bize Türk isminin en az 3500 yıllık bir geçmişi olduğunu göstermektedir. Tarihte Türk ismiyle kurulan ilk Türk devleti ise Göktürklerdir. Orhun kitabelerinde Türk kelimesi ”Türük” ve ”Türk budun” olarak geçmektedir.  Burada özellikle ”Türk Budun” kelimesine dikkat çekmek istiyorum. Göktürklerin Türk Budun kelimesini kullanması Türk isminin 1500 yıl önce bile saf bir ırkı değil bir milleti temsil ettiğini açık ve net ortaya koyuyor.
 
M.S. 585 yılında Çin hükümdarının Göktürk hakanı İşbara Kağana yazdığı mektupta ”Büyük Türk hakanı” ifadesini kullanması, İşbara Kağanın Çin hükümdarına yazdığı cevapta ise “Türk Devleti’nin Tanrı Tarafından Kuruluşundan Bu yana 50 Yıl Geçti”diye ifade etmesi Türk kelimesinin artık ülkeler arası ilişkilerde de resmen tanındığının kanıtıdır.
 
Türk kelimesi islami kaynaklarda da ”olgunluk çağı” anlamında kullanılmıştır. 11. Yüzyılda Kaşgarlı Mahmud Türk adının Türkler’e Tanrı tarafından verildiğini” söyleyerek, “Gençlik, kuvvet, kudret ve olgunluk çağı”anlamına geldiğini ifade etmiştir. Kaşgarlı Mahmudtan başka ”deniz kenarında yaşaya, cezb etmek” anlamına gelen ”Takye” kelimesi de Türkler için kullanılmıştır. İran kaynaklarında ise Türk, ”güzel insan” anlamında kullanılmıştır.
 
Osmanlı döneminde de ”Osmanlı Türklere düşmandı” iddiasının aksine Türk kelimesinin bir çok yerde  övgü anlamında kullanıldığını görüyoruz. Örneğin Aşıkpaşazade tarihinde Türklerin soyu Nuh peygamberin oğlu Yafes’e dayandırılmaktaktır. Aşıkpaşazade Osmanlı soyunu şöyle ifade etmektedir:
 
” Nuh Peygamber’in, selam onun üzerine olsun, oğlu Yafes’in oğlu Maçi’nin oğlu Çin’in oğlu Turmuş’ın oğlu Yantemür’un oğlu Korluğa’nın oğlu Karahul’un oğlu Süleyman Şah’ın oğlu Karalu Oğlan’m oğlu Amudı’nın oğlu Karaca’nın oğlu Kurtılmış’ın oğlu Çarboga’nm oğlu Sevinç’in oğlu Togar’m oğlu Baybus’un oğlu Kızıl Boğa’nın oğlu Kamarı’nın oğlu Bansup’un oğlu Karahan’m oğlu Tozak’ın oğ­lu Aykutluk’un oğlu Karahan’m oğlu Oğuz’un oğlu Gök Alp’in oğlu Basuk’un oğlu Toktimur’ün oğlu Sugar’ın oğlu Bakıyı’nın oğlu Sunkur’un oğlu Kaynıtur’un oğlu Togar’ın oğlu Aykolug’un oğlu Baymtur’un oğlu Kızıl Boğa’nın oğ­lu Kaya Alp’in oğlu Süleyman Şah Gazi’nin oğlu Ertuğrul’un oğlu Osman Gazi’dir.”
 
Aşıkpaşazade dışında şeyhülislam Hoca Sadettin Tacü-t Tevarih adlı eserinde ”Türk yiğitleri” ifadesini kullanmıştır. 17. yüzyıl tarihçilerinden Solakzade  Mehmet ise Fatih için ”Konstantiniyeyi fetheden Türk’ün oğlu” demiştir. 16. yüzyıl tarihçilerinden Gelibolulu Mustafa Ali Kühn-ül Ahbar eserinde ”Türk milleti’‘ ifadesini kullanan tarihçilerdendir. 19. yüzyılda Ziya Gökalp ve Jön Türk aydınları arasında Türk kelimesi yaygın şekilde kullanılmıştır.
 
”Türk kelimesi bu kadar eskiymiş anladık peki Türkiye ne zaman kullanılmış onu anlat” diyeceksiniz biliyorum. Türkiye kelimesi de Türk kelimesi kadar olmasa da yüzyıllardır kullanılmaktadır. Türkiye kelimesi ilk kez M.S. 6. yüzyılda Bizans kaynaklarında ”Turkhia” olarak geçmektedir. Prof. Abdulhaluk Çay bu konuda şu açıklamayı yapmaktadır:
 
”Bu tabir 9. ve 10. yüzyıllarda İdil/Volga Nehri’nden Orta Avrupa’ya kadar uzanan saha için kullanılmıştır.”
 
Prof. İlber Ortaylı da Türkiye kelimesinin ilk kez 12. yüzyılda Venedikli ve Cenovalı tüccarlar tarafından kullanıldığını belirterek şu açıklamayı yapmıştır :
 
Aslında ülkemizin böyle adlandırılması, tuhaftır ki bizim dedelerimizin değil, bu ülkeyi başlangıçtan beri çok iyi tanıyan İtalyanların işidir. Bizim dedelerimiz buraya “iklim-i Rum” derdi. Onların siyasi hedef ve misyonları Roma İmparatorluğu’nu ele geçirmekti. Anadolu toprağındaki Roma’yı yani Garplıların sonradan Bizans dedikleri imparatorluğu ele geçirmeye başlamakla elhak bu yolda da ilerlediler.
 
Onların Rum-Roma dedikleri yere İtalyanlar “Turchia” veya “Turcmenia” derlerdi. Bütün orta zaman Alman seyyahları “Turkei, Tirkenland” veya Fransızlar “Turquie” derlerdi. 16’ncı asırda İngilizce seyahatname kaleme alan Nicola de Nicolay “Turkie” diyor. Bizim bugünkü söyleyişimize yakın.
 
http://www.milliyet.com.tr/-/ilber-ortayli/pazar/yazardetay/18.05.2008/545561/default.htm
 
Bunlar dışında 1190 tarihli Barbarossa vakayinamesinde Türkiye ifadesi geçmektedir. 13. ve 14. yüzyıllarda Memlükler de Türkiye kelimesini kullanarak ”Ed-devlet üt Türkiya” demiştir. Osmanlıda ise Türkiye kelimesinin kullanımı biraz geç olmuştur. 19. yüzyılda Jön Türkler ”Türkistan” ”Türkili” ”Türkeli” sıfatlarını kullanmıştır.
 
Tarihte hiçbir şey tesadüfi değildir. Olaylar, durumlar bizim kontrolümüz dışında gelişir. ”Bu ülkenin adı neden Türkiye, Anadolu Cumhuriyeti yapsak olmaz mı” gibi tartışmaların içi boştur. Çocuğa isim koyar gibi devletlere, topraklara isim verilmez. Bu tartışmayı yapanların bunlardan zerre kadar haberi olduğunu sanmıyorum. Onlar büyük ihtimalle Türkiye kelimesini Cumhuriyet ilan edilirken Atatürk’ün ulus devlet yaratmak için icat ettiği bir kelime sanıyorlar. İşte sözde aydınımızın içler acısı durumu… Türkiye mi? Anadolu Cumhuriyeti mi? Ne diyeyim Allah size akıl fikir versin. Bu yaştan sonra vereceğini sanmıyorum ama benimki de bir umut işte…
 
TIBBIYELİ HİKMET

Bir cevap yazın