Muhalif Partilere Çağrı : Bu İlk ve Son Şansınız

1
13 yıldır bugünü bekledik… İktidar koltuğunu babasının koltuğu, seçim sandığını annesinin çeyiz sandığı gibi gören AKP ummadığı bir yenilgi aldı. Yıllardır devam eden korku duvarı aşıldı. ”AKP sandıkta kaybetmez sonuçlar önceden ayarlanıyor” algısı yıkıldı. AKP siyasi ömrünün son anlarını yaşıyor, çok kısa bir süre sonra da can verip tarihin mezarlığında yerini alacak.  Artık bu andan itibaren geleceği düşünmeliyiz. AKP iktidardan düştü düşmesine ama şimdi ne olacak? Nasıl bir hükümet kurulacak? Türkiye, ne zaman tekrar düzlüğe çıkacak?  Muhalefet partileri çok önemli, tarihi bir sınavla karşı karşıya… Ya bu sınavı başarıyla geçip tarihe isimlerini altın harflerle yazdıracaklar, ya da başarısız olup AKP enkazının altında kalacaklar. Bu yüzden yazacaklarım tüm muhalif partilere bir sesleniştir..
7 Haziran seçimleri ülkemiz için bir milattır. 13 yıllık karanlığın sonunda halk aydınlığı seçmiştir. Halk size bir şans tanıyarak tarihi bir görev vermiştir. Öncelikle milletin size verdiği sorumluluğun ağırlığını bilmek zorundasınız. Eğer milletin verdiği mesajı doğru anlayamazsanız hepiniz bu hatanın bedelini ağır ödersiniz. Bu bir tehdit değil dost uyarısıdır.  ”Millet bize şans vermiyor ki” diye yakınıyordunuz alın size şans… Şimdi milletin size verdiği pası değerlendirip gol atma sırası sizde..
Günlerdir yaşanan tartışmaları izliyorum. Hala işin ciddiyetinin farkında değilsiniz. Sıradan tartışmalarla vakit kaybediyorsunuz. Yok efendim meclis komisyonları nasıl kurulacakmış, meclis başkanı nasıl seçilecekmiş. Bırakın bu boş lafları.. Söyledikleriniz demokratik ülkelerde seçilen hükümetlerin sorunları.. Siz normal şartlarda iktidar adayı olan partiler değilsiniz. Kuracağınız hükümet sıradan bir hükümet olmayacak. Kurulacak olan hükümet 13 yıllık karşı devrimi sonlandırmak için kurulan bir devrim hükümeti olacak. Göreviniz  sadece mecliste parmak kaldırmak değil devletin tüm kurumlarına sızan yobazlığı temizlemek…. Zaman boş tartışmalarla vakit kaybedilecek zaman değil..
Bu ülkenin şu anda en büyük sorunu huzur. Huzurumuz yok. 13 yıldır kavgadan, gürültüden sıkıldık. Acaba bugün kim tutuklanacak, nerde olay çıkacak diye düşünmekten yıprandık. Biraz kafa dinlemek istiyoruz. Hafta sonu nerde olay çıkacak demek yerine bu hafta sonu hangi filmi izlemeye gitsek demek istiyoruz.  Arkadaşımızla telefonda konuşurken ”şunu dersem tutuklanır mıyım” diye dinlenme korkusu yaşamak istemiyoruz. Alevinin aleviliğini, Türk’ün Türklüğünü, Kürt’ün Kürtlüğünü, sünninin sünniliğini, ateistin ateistliğini, eşcinselin eşcinselliğini özgürce yaşayabildiği bir ülke istiyoruz. Kısacası kendimiz gibi olmak istiyoruz, kimliğimiz yüzünden suçlanmak istemiyoruz. Bu sorunumuz meclis başkanının kim olduğundan çok daha önemli… Biz ilk önce huzurumuzu geri istiyoruz önce huzurumuzu geri verin.
Milletin sesine kulak verin… Sandıktan ideolojiler üstü bir mesaj çıkmıştır. Eğer insanlar ideolojilerine göre oy vermiş olsaydı HDP barajı geçemezdi. HDP nin barajı geçmiş olması, insanların kızılaya yardım yapar gibi HDP yi baraj altında bırakmamaya çalışması AKP ye duyulan öfkenin hangi boyutta olduğunu gösteriyor.  İdeoloji kavgası yapılacak zaman değil.. Yaşadığımız durum çözüm sürecinden de, ekonomik krizden de önemli… Devlet yok oluyor beyler bayanlar.. Devleti devlet yapan hukuk ve adaletir. Hukukun olmadığı yerde adalet, adaletin olmadığı yerde de devlet olmaz.  Yasama, yürütme ve yargının bir adamın iki dudağının arasından çıkan söze bağlı olduğu bir ülke haline geldik. Yargı bağımsızlığı diye bir şey kalmadı, Medya ve basın organları hükümetin hizmetkarı haline geldi. Savcıların, hakimlerin yerlende sürüklenerek tutuklandığı bir ülke olduk. İnsanlar düşüncelerini açıkladı diye biber gazına boğuluyor, öldürülüyor. Hükümete muhalif olanlar ya işini kaybediyor ya da özgürlüğünü..Böyle bir ortamda siz hala hangi çözüm sürecinden hangi ekonomiden bahsediyorsunuz Allah aşkına..
Yaptığınız tartışmaların hiç bir kıymeti yok biliyor musunuz?  İstediğiniz hükümeti kurun, istediğiniz kanunu çıkarın, yargı bağımsızlığını sağlamazsanız hiç bir işe yaramaz. Devletin tepesinde ”astığım astık kestiğim kestik” kafasında olan adamla olan sorunu çözmezseniz çıkardığınız her yasa saraydan geri dönecektir. Türkiye’nin şu an TEK ADAM sorunu vardır. Bu sorun çözülmeden hiç bir şey elde edemezsiniz. Bu ülke kimseye babasından miras kalmadı. Dedelerimizin kanıyla, canıyla kazanıldı. Binlerce yıllık tarihi olan Türk milleti bir kişiye muhtaç değildir. Türk milleti de bir kişiyi ömür boyu sırtında taşımak zorunda değil.. Türkiye’yi bu yükten kurtarmak zorundasınız. Sizden istenen çözüm süreci budur. Yoksa çözüm süreci diye tartışacağınız ne Türklük kalacak ne de Kürtlük…
Tarihi bir döneme tanıklık ediyoruz. Bu dönemi yaşayanlar çok şanslı olduklarını unutmasınlar. Geleceği yeniden inşa etmek bizim elimizde.  Beraber yaşamaya devam etmek istiyorsak en azından hukuk devleti yeniden sağlanana kadar ortak bir paydada buluşmak zorundayız. Her 3 parti de birbirlerinden imkansız şeyler istememek zorunda.. Memleketin selameti için her parti biraz yumuşamalı.. Emin olun millette bunu istiyor. Sizden çok şey istemiyoruz yolsuzlukların hesabı verilsin, adalete ve eşitliğe dayalı bir seçim sistemi getirilsin, özgürlüklerimiz sınırlandırılmasın  ve en önemlisi TEK ADAMLIK sorunu çözülsün.  Bunları gerçekleştirin sonra ne konuşacaksak konuşalım neyi çözeceksek çözelim, tartışalım ama şimdi değil… Şimdi birlik olma zamanı…
TIBBIYELİ HİKMET

Bir cevap yazın