Menemen Olayında Göremediğimiz Gerçekler

1
Asteğmen Kubilay’ın gerici yobazlar tarafından insanlık dışı bir şekilde vahşice öldürülmesi  Cumhuriyet tarihimizin utanılması gereken olaylarından biridir.  Buraya kadar hem fikiriz ama eksik…
Utanmak, her yıl Kubilay’ın ölüm yıl dönümünde gericiliği lanetlemek yetmez. Düşünmek, sorgulamak, bu vahşi cinayetin arkasındaki toplumsal gerçekleri ortaya koymak zorundayız.
Şimdi düşünün…
1919 da ülke işgal altında, insanların yiyeceği bir lokma ekmeği , giyeceği bir tane hırkası yok. Birnbir yokluk ve çaresizlik içinde bir bağımsızlık mücadelesi verip sonunda kazanıyoruz.
Savaştan  sonra önce saltanat kaldırılıyor, padişah yurt dışına kaçıyor.
Padişah kovulduktan sonra  Cumhuriyet ilan ediliyor. Cumhuriyetin ilanının üstünden 1 yıl bile geçmeden 1400 yıllık hilafet kaldırılıyor.
Şapka devrimi yapılıyor, tekke ve zaviyeler kapatılıyor, eğitim birliği sağlanıp laik eğitimin önü açılıyor
Yüzyıllardır ikinci sınıf muamelesi gören Türk kadını medeni kanunla özgürlüğüne kavuşturuluyor. Erkeklerle eşit haklara sahip oluyor.
Harf devrimi yapılıyor, millet mektepleri açılıyor, anayasadan devletin dini islamdır maddesi çıkarılıyor.
Okurken bile yoruldunuz değil mi ? Okurken bile yorulduğunuz bu devrimler sadece 7 yılda yapılıyor. Yani tam anlamıyla baş döndürücü bir hızla  yüzlerce yılda gerçekleştirilemeyenler peş peşe hayata geçiriliyor. Düşünün devletin dini islamdır maddesi kaldırılıyor, hilafet kaldırılıyor. Bunlar kolay şeyler değil. ..
7 yılın sonunda Menemen gibi Anadolu’nun küçük bir kasabasında bir Aralık sabahında delinin biri sabah namazı kılınırken camiye adamlarıyla dalıyor.
Ben mehdiyim, benimle gelmeyen kafirdir diyor. Adamlarından biri camideki yeşil sancağı alıp belediye meydanının tam ortasına dikiyor
Sonra ben mehdiyim diyen deli  meydanın ortasına diktiği sancağın çevresinde adamlarıyla beraber tekbir getirip şöyle bağırıyor :
”Ben mehdiyim. Müslüman olan bu sancağın çevresinde toplansın, gelmeyenler kafirdir, akşama kadar gelmeyenler 70 bin kişilik halife ordusu tarafından öldürülecek”
Bu tehditten sonra kısa bir sürede sancağın çevresinde yaklaşık 100 kişi toplanıp tekbir getiriyor.
Kimsede sorgulama yok. Bu adam neyin nesi diye sormak yok. Biz neden bu adamın çevresinde toplandık diye düşünmek yok. Neden  sancağın çevresinde toplandık deli miyiz diye sormak yok.
Hiçbir şeyi sorgulamayan, ne yaptığını bilmeyen  kalabalık bir sancağın altında toplanıp tekbir getiriyor.
Lütfen yazdıklarımı okurken gözünüzde canlandırmaya çalışın.. Misal Menemen’de  meydana yakın bir kahvede oturmuşsunuz, meydanın ortasında bir sancağın çevresinde her dakika artan bir kalabalık olduğunu hayal edin ve sancağın altında toplanan her kişinin tekbir getirdiğini düşünün… Allahu ekber diye bağırarak meydanı inletiyorlar.
Kendi haline bıraksan camiden çıkışta evine gidip çayını kahvesini içecek olan adam bile delinin biri ben mehdiyim dediği için bir anda eve gitmekten vazgeçip  sözde mehdinin yanında tekbir getiriyor.
Sabah camiye gelirken aklında devlete isyan etmek diye bir şey olmayan, çıkışta dükkanını açmaya gidecek olan adam bir delinin lafıyla şeriat taraftarı oluyor.
Peki neden çok kısa sürede sıradan insanlar bir anda çıldırıyor ?
Nedeni çok basit…
Çünkü karşılarına çıkan adam ben mehdiyim diyerek damardan giriyor. Ben mehdiyim, benimle gelmeyen kafirdir deyince de millette film kopuyor. Herkesin  kafasında aynı soru:
”Adam ya mehdiyse? Ya peşinden gitmediğim için kafir olursam?”
Cehennem korkusu yüzünden çok kısa bir sürede 100 kişiye yakın bir topluluk sözde mehdinin çevresinde toplanıyor. Sırf kafir olmamak, cehennemde yanmamak için..
Bu anlattığım olay 85 yıl önce oldu. Günümüze dönelim. Aynı olay bugün filan bir kasabada ve filan bir meydanda denemeye kalkışılsa  kesinlikle gerçekleşmez diyebilir misiniz? Derviş Mehmet gibi biri çıksa ve onun yaptığı gibi ben mehdiyim benimle gelmeyen kafirdir derse kaç kişiyi meydanda toplar? Hele bir de sarıklı, cübbeli sakallı bir tipse… Ben söyleyeyim ağzı iyi laf yapıyorsa derviş Mehmet’ten çok daha fazlasını çevresinde toplar.
Çünkü 85 yılda değişen bir şey yok. Toplum hala cahil, sürü psikolojisiyle hareket ediyor.  Hala kafirlikle, cehennemde yanmakla suçlandığında korkup teslim oluyor.  Hala sakallı, cübbeli, sarıklı birini görünce evliya sanıp hürmet gösteriyor hala derviş Mehmet gibi sözde Allah için kafa kesecek potansiyel var. Örnek: Çorum, Maraş, Madımak…  Ve hala din Allah, kitap diyene Müslüman diyerek oy veriyor.
Sizce Menemen çok eskide kalmış, her yıl lanetlemekle yetinilmesi gereken bir olay mı? Yoksa hala ilk günkü tazeliğini koruyan toplumsal bir hastalık mı?
TIBBIYELİ HİKMET

Bir cevap yazın