Türk Tipi Başkanlık Nedir?

1
Başkanlık sistemi Türkiye’ye uygun mu?
Başkanlık sistemi olursa daha demokratikleşir miyiz?
Başkanlık sistemi parlamenter sisteme göre daha sağlıklı bir sistem midir?
Son yıllarda sürekli başkanlık sistemi tartışılıyor. Ülkenin bir numaralı gündemi başkanlık oldu. Daha doğrusu AKP nin gündemi… Muhalefetin ve sokaktaki vatandaşın başkanlık gibi bir meselesi yok. İnsanların sıkıntısı daha rahat yaşamak, geçim sıkıntısı çekmemek, can ve mal güvenliğinin sağlandığına emin olmak. Çağdaş, demokratik her ülkede insanların öncelikli sorunları bunlardır ama biz her şeyi bir kenara attık varsa başkanlık yoksa başkanlık… İçimiz dışımız başkanlık oldu. İyi hoş ama başkanlık nedir? Kimsenin bildiği yok. Herkes iktidar ya da muhalefet yandaşı olmasına göre destekliyor ya da desteklemiyor.  Gerçekte başkanlık nedir? AKP’nin istediği sistem başkanlık sistemi midir? Tüm soruların cevabını anlaşılır bir dille anlatmaya çalışacağım.
Başkanlık sistemi, yasama, yürütme yargı organlarının birbirlerinden çok kalın çizgilerle ayrıldığı sistemdir.  Yasama organı olan meclis ile yürütme organı Başkan farklı günlerde halk tarafından seçilir. Parlamenter sistemde ise halk, yasama organı meclisi seçer. Mecliste en çok oy alan parti ise yürütme organı görevini üstlenir. Kısacası başkanlık sistemi ile parlamenter sistem arasında en temel farklardan biri parlamenter sistemde yasama ve yürütme tek seçimle oluşturulurken başkanlık sisteminde yasama ve yürütme farklı tarihlerde iki seçimle halk tarafından seçilir.
Yasama ve yürütme halk tarafından ayrı ayrı seçildiği için birbirine karşı sorumluluğu yoktur. Yasama, temsilciler meclisi ve senatodan meydana gelir. Temsilciler meclisi,  her eyaletin nüfusuna göre temsil edildiği meclistir. 435 üyeden meydana gelmektedir. Senato ise eyaletlerin nüfus sayısından bağımsız olarak her eyaletin 2 üye ile temsil edildiği meclistir. 100 üyeden oluşur.  Ayrıca Senato başkanı Başkanın yardımcısıdır.
Başkan ise yürütme organının başı değil kendisidir. Parlamenter sistemde Başbakan, yürütme organının başı olarak tanımlanırken başkanlık sisteminde Başkan tek başına yürütme organıdır.  Bakanlarını kendisi seçer, yüksek yargı organları üyelerini atama yetkisi vardır, savaş halinde başkomutan yetkisi vardır, meclisin çıkardığı yasaları veto etme yetkisine sahiptir, halk tarafından seçildiği için yasamaya karşı sorumluluğu yoktur, meclis tarafından görevden alınamaz. Halk başkandan nefret eder hale gelmişse bile bir sonraki seçime kadar katlanmak zorundadır. 4 yıl süreyle iki kez seçilebilir. Üçüncü kez seçilmek istiyorsa bir dönem ara vermek zorundadır.
Şimdi bu yazdıklarımı okuyunca ’’ee bunun adı diktatörlük’’ dediğinizi duyar gibiyim.  Meclise karşı sorumluluğu yok,  bakanlarını kendisi seçiyor, görevden alınamıyor, yüksek yargı üyelerini seçiyor.  Diktatörlük gibi görünüyor ama diktatörlüğe kaymasına engel olan bir organ var. O da Senato…
Başkan, yürütme organının tek sahibi olsa da ve meclise karşı sorumluluğu yokmuş gibi gözükse de Senato tarafından icraatları denetlenir. Örneğin yüksek yargı organlarını Başkan seçer ama Senato’nun onayından geçmesi gerekir. Başkanın bütçesini yasama organı belirler.  Savaş kararı alma yetkisi yasamaya aittir. Başkan, savaş kararı alındıktan sonra başkomutanlık görevini yürütür. Başkanın meclisi fesh etme yetkisi yoktur ama vatan hainliği, yolsuzluk gibi suçlarda senato üçte iki çoğunlukla Başkanı görevden alabilir. Kısacası Senato, Başkan üzerinde çok kuvvetli bir kontrol mekanizmasıdır. Senato ise Başkan tarafından denetlenir, Meclisten çıkan yasaları veto etme hakkına sahiptir
Başkanlık sisteminin parlamenter sisteme göre en büyük avantajı yasama organının parlamenter  sisteme göre daha güçlü olmasıdır. Şöyle ki parlamenter sisteminde Cumhurbaşkanı, meclisten çıkan bir yasayı veto ettiği zaman, ikinci kez  meclis tarafından değiştirilmeden  gönderildiğinde referanduma götürme yetkisi varken Başkanın meclisten çıkan bir yasayı sadece bir kez veto etme yetkisi vardır. Diyelim ki Başkan bir yasayı veto edip meclise gönderdi. Eğer meclis, yasayı değiştirmeden üçte iki çoğunlukla onaylarsa başkanın onayı olmadan yürürlüğe girer.
Dünyada başkanlık sistemi ile yönetilen ülkelere baktığımızda ABD dışında başkanlıkla yönetilen büyük bir ülke yok. ABD dışında başkanlıkla yönetilen ülkelere baktığımızda hepsi  küçük Latin Amerika ülkeleri. Haritada yerini göster diye sorsalar birçoğunuzun işte burada diye hemen gösteremeyeceğiniz ülkeler…
Peki AKP’nin sürekli tekrarladığı ‘’Türk tipi Başkanlık’’ nedir? Konuştuğumuz sistem gerçekten başkanlık sistemi midir?
AKP nin önerdiği sistemin Başkanlık sisteminin başkanlık sistemiyle uzaktan yakından alakası yoktur. Savundukları sistem, Türk tipi başkanlık değil Osmanlı zamanındaki meşruti monarşidir. Nasıl mı? Tek tek açıklayacağım.
AKP nin savunduğu başkanlık sisteminde, başkanlık sisteminin en güçlü denetim organlarından biri olan senato yok. Biz bu işi tek meclisle yürütürüz diyorlar. Nasıl yürütecekler? Başkanın kararlarını üçte iki çoğunlukla reddedecek bir senato olmayacak, başkan meclise karşı sorumlu olmayacak, Yargı da başkanı denetleyemeyecek. Peki başkan kime karşı sorumlu olacak? Sadece halka… Kısaca istedikleri sistem yıllardır söyledikleri sandık faşizmden başka bir şey değil.  Beni halk seçtiyse sadece halka hesap veririm, seçilmişsem 4 yıl boyunca istediğim her şeyi yaparım düşüncesinin başkanlık kılıfına sokulmuş hali.
İkinci önemli fark, AKP, başkanlık ve meclis seçimlerinin aynı gün yapılmasını istemektedir.  Burada düşünülen kurnazlık ise seçmen eğilimi değişmeden aynı gün başkan ve meclisi seçmek… Böylece hem yasamayı hem yürütmeyi ele geçirmek… Bir örnekle açıklarsam daha net anlaşılacağını düşünüyorum. Mesela AKP içinden bir kişi başkanlık seçimini kazandı ama meclis seçimine 1 yıl var diyelim. Bu 1 yıl içinde de seçmen, başkanın uygulamalarını hiç beğenmedi ve 1 yıl sonraki seçimlerde AKP iktidar olamadı. Sonuç? Yasama ve yürütme farklı partilerde olacak ve tıpkı parlamenter sistemdeki çatışma yaşanacak. AKP bunu istemiyor. Yasama ve yürütmeyi aynı gün seçelim ki ikisini de ele geçirelim böylece başkan tamamen özgür olsun istiyorlar. Nasıl bir kurnazlık değil mi?
Üçüncü önemli fark, AKP’nin önerdiği sistemde Başkan, istediği durumlarda kararname çıkartıp yasama organına karışabilir. Normal başkanlıkta yürütme, yasamaya karışamaz. Olağanüstü durumlarda başkanın kararname çıkarma yetkisi vardır fakat senato onayı gerekir. AKP’nin istediği sistemde senato olmadığı için Başkanlık kararnamelerini reddedecek bir makamda yoktur. Yani başkanlık sistemi gelirse, başkan ‘uygun gördüğü’’ durumlarda kararnamelerle yasama organına karışabilir. Yetkilerimi sonuna kadar kullanırım diyerek sürekli kabineyi toplayan  Tayyip Erdoğan’ın bu yetkiyi hangi sıklıkla kullanacağını söyleme gereği duymuyorum.
Dördüncü önemli fark, AKP’nin istediği başkanlıkta meclisten çıkan bir yasayı veto ettiğinde meclisin aynı yasayı üçte iki çoğunlukla başkan onayı olmadan yürürlüğe koyma yetkisi yok. Aynı yasayı değiştirmeden tekrar yollama yetkisi de yok. En az 330 vekilinin oyuyla değiştirilip gönderilebilecek.  Ne güzel demokrasi değil mi?
Beşinci önemli fark, AKP’nin istediği başkanlık sisteminde bütçe tamamen başkanın kontrolünde olacak. ABD’de olduğu gibi bütçeyi senato belirleyip onaylamayacak. Başkan kendi bütçesini oluşturacak ve tamamen sorumsuz olacak.
Altıncı önemli fark, Savundukları başkanlık sisteminde eyalet yönetimi olmayacak. Oysa başkanlık sistemlerinde temsilciler meclisi ve senato eyaletlerden seçilir. Eyalet olmadan nasıl meclis oluşturacaklar? Çok basit… Şimdiki meclis nasıl seçilmişse öyle. Tek fark meclisin tepesinde her an kararnamelerle yasamayı fesh edebilecek bir başkan olacak.
AKP, başkanlığı halka ya hiç anlatmamakta ya da çarpıtarak anlatmaktadır. Örneğin Başkanın yetkilerinin sınırlarından asla bahsetmiyorlar.  Sadece parlamenter sistemin yavaş işlediğinden, başkanlık gelirse devletin sorunlarının çözüleceğinden bahsediyorlar.  Bu kocaman bir aldatmacadır..
Türkiye’nin şu an en önemli sorunları terör ve hukuktur. Bu sorunlar parlamenter sistemle de çözülebilir. Şu an devletin yürütme gücü hükümetin emrindedir. Yasama gücünü de kontrol ediyorlar. Devletin polisi, askeri de emirlerinde… O halde eksik olan ne? Eksik olan başkanlık değil devleti yönetebilme becerisi ve dürüstlüktür.
TIBBIYELİ HİKMET

Türk Tipi Başkanlık Nedir?” için bir yorum

  • Haziran 4, 2016 tarihinde, saat 4:27 am
    Permalink

    Doğru ✔ bunu kendi ikballeri ve sistemin laikliğin altını olmak yaptıklarını hesabını vermemek için.

Bir cevap yazın