31 Mart’ta Oy Verirken Geleceğini Düşünerek Oy Ver!

31 Mart’ta ülkemiz için çok önemli bir yerel seçim olacak. Çünkü bu yerel seçim sadece bir yerel seçim olmayacak. İktidarın halktan güvenoyu alma seçimi olacak. Bu yüzden seçimlere sadece belediye seçimi olarak bakmamak gerekir.

Vatandaşlarımıza tavsiyem; Lütfen oy verirken Partizanlık yapmayın. Yaşadığınız hayatın gerçeklerini düşünerek oy verin. Ailenizi düşünün. İşsiz kalan eşinizi düşünün. Okul masraflarını karşılamakta zorlandığınız çocuklarınızı düşünün. Onların geleceğini düşünün. Ödediğiniz faturaları düşünün. En temel gıda maddelerine yapılan zamları düşünün.

Kısacası oy verirken kendinizi düşünün. 16 yıldır hayatınızda ne değişti? Özel şirketlere yaptırılan yollar, köprüler size ne kazandırdı? Sofranızdaki çorbayı, ekmeği mi arttırdı? Hayır. Tam aksine sizlerin vergileriyle özel şirketler zengin oldular.

Yapılan yollar, köprüler devletin değil özel şirketlerin. Devlet bu şirketlere araç taahhüdü verdi. Yani geçmediğiniz köprünün parasını sizden alıyorlar. Paranız varsa bu köprülerden, yollardan geçebiliyorsunuz.

16 yıldır övündükleri en büyük icraatlar olan yollar ve körüler bile devletin olmadığı bir iktidar, senin hayatına ne kattı biraz düşün.

Hastane kuyruklarını bitirdik dediler ama hastane yerine evinizde 3 ay sonraya randevu bekliyorsunuz.

Sağlık bedava, ilaçlardan para alınmayacak dediler. Aldığınız her ilacın parası aybaşında maaşınızdan alınıyor.

Avrupa ülkelerinin yıllar önce vazgeçtiği Şehir hastaneleri kurmakla övündüler. Bir muayene için şehrin dışında bir hastaneye gidip geliyorsunuz.

Düşünün. 16 yıldır bu iktidar, sağlığınızda size ne kattı?

İşsizliği bitireceğiz dediler. İşsizlik her geçen yıl artıyor. Ülkenin milli hazinesi olan Fabrikaları satıldı. Binlerce insan işsiz kaldı.

Türkiye, bu iktidardan önce bir tarım ülkesiydi. Şimdi en temel gıda maddeleri olan, buğdayı, soğanı, fasulyeyi, patatesi bile ithal eden bir ülke oldu. GDO yasasıyla sadece çiftçilik öldürülmedi sağlığımız da yok sayıldı.

Düşünün… Hangi ideolojiyi savunursanız savunun, ideolojinizi bir kenara koyup somut gerçekler üzerinden düşünün… Hayatınızda yaşadıklarınız üzerinden düşünün…

Bu iktidar benim hayatımda ne değiştirdi diye sorgulayın. Bir kendinizin oturduğu kiralık evinize bakın. Bir de bu milletin parasıyla yapılan saraylara, alınan uçaklara bakın.

Bu kader değil… Bu normal bir durum değil… Ne devleti yönetenlerin lüks içinde yaşaması haktır. Ne de vatandaşın açlık sınırının altında yaşaması haktır.

Hani adaletsizliği meşrulaştırmak için söylenen bir söz vardır. ‘’Cumhurbaşkanı, tabii ki lüks yaşayacak. Bu devletin itibarıdır’’ derler.

Ha işte bunun doğru olmadığını anlaman için yazıyorum. Cumhur, fakirse Cumhurun başının lüks yaşamaya hakkı yoktur.

Bir devletin itibarı, lüks saraylar değildir. Vatandaşlarının yaşam kalitesidir. Kişi başına düşen milli geliridir. Fabrikalarıdır, tarımıdır. Sanayisidir. Teknolojisidir. Demokrasisidir. Düşünce özgürlüğüdür.

Dünyada bir ülkenin itibarı değerlendirilirken bu kriterlere bakılır. Halkın yüzde 50 si yoksulluk sınırı altında yaşayacak, milli fabrikalarını satacaksın, samanı bile ithal edeceksin, Teknolojiyi ithal edeceksin ama benim sarayım var diyerek itibar bekleyeceksin.

Bu masallara inanmayın. Size anlatılan tozpembe tablolara kanmayın. TV yi kapatın. Kendi hayatınıza bakın. Buzdolabınızda ne var ona bakın. Faturalarınıza bakın. Kiranıza bakın. Pazar masrafınıza bakın. Ayda kaç gram et yediğinize bakın. Gerçek olan bunlar. TV de anlatılanlar değil.  Gerçek, yaşadığınızdır başka bir şey değildir.

Yaşadığınıza göre oy verin. 16 yıldır bu ülkeyi yönetenler, bir uyarıyı hak etmiyorlar mı?

Bir insana hatası söylenmezse yanlış yaptığını bilmez. Sizler de bu ülkeyi yönetenlere bir ders vermedikçe onlar yanlışlarını görmeyecekler. Çünkü ne yapsalar alkışladınız, ses çıkarmadınız.

Sesini çıkar Türk Milleti! Eğer bu ülkede daha rahat yaşamak istiyorsan sandık başında bu ülkeyi yönetenlere rahatsız olduğunu göster. Bu seçimde de ders vermezsen 4 yıl boyunca yaşayacağın hiçbir şeyi değiştirme şansın olmayacak

TIBBIYELİ HİKMET

Bir cevap yazın