Tek Parti Dönemi Bitti Koalisyon Dönemi Başlıyor

1
Seçimlere çok kısa bir süre kaldı. 7 Haziran’da 13 yıllık iktidarı sona eren ama yenilgiyi kabullenmemekte direnen AKP nin sözde koalisyon görüşmeleri sonucunda ‘’ hükümeti kuramadık’’ bahanesiyle erken seçime gidiyoruz. Hükümeti kimin kurdurmadığını herkes biliyor. Koskoca bir ülke bir siyasi mızıkçının inadı yüzünden boş yere zamanını ve parasını harcıyor ama demek ki yenilgiyi kabullenmesi için bir kez daha yenilmesi gerekiyor. Kısaca bir kişinin egosunu tatmin etmek için erken seçime gidiyoruz.
Seçimler yaklaştıkça anket şirketleri peş peşe anket sonuçları açıklamaya başladı. Ortak sonuç aynı.1 Kasım’da yine koalisyon gözüküyor. Sadece partilerin oy oranlarında birkaç puan oynama olacak o kadar. AKP dışında bu sonuçlar kimseyi şaşırtmadı. 1 Kasım’da da koalisyon olacağını 8 Haziran’dan beri herkes söylüyordu. Bu kadar kısa bir sürede kimsenin oy tercihinde değişiklik olmaz. Hele 4-5 puanlık bir değişim hiç olmaz diye defalarca tekrarlanmasına rağmen iktidar, ‘’ya tutarsa’’ diyerek bir kez daha şansını denemeyi tercih etti.
Anket sonuçlarını da, AKP nin tek başına iktidar hayallerini de bir kenara bırakıp daha önemli bir konuya değinmek istiyorum. Türkiye’de koalisyon ve tek başına iktidar dönemlerinin özellikleri nelerdir? Toplum ne zaman koalisyonu, ne zaman tek başına iktidarı seçmiş? Eğer seçimleri bu açıdan değerlendirirsek 1 Kasım ve sonrasında neler yaşanabileceği konusunda daha sağlıklı yorumlar yapabiliriz
Çok partili sisteme geçtiğimiz 1950 yılından günümüze 65 yılda 3 parti tek başına iktidar oldu. Demokrat Parti, Anavatan Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi. Bu 3 partinin ortak özellikleri nedir diye sorduğumuz zaman şu nitelikler ortaya çıkıyor
1- Üç parti de sağ görüşlü, kendisini muhafazakar diye tanımlayan, din üzerinden siyaset yapan partiler. Bu da Türk milletinin dinciliğe prim verdiğini net bir şekilde gösteriyor. Toplum, din, Allah iman demeyeni, bugüne kadar tek başına iktidar yapmamış.
2- Dinci parti olma özelliklerinin dışında diğer özellikleri üç parti de kurulduktan kısa bir süre sonra, girdikleri ilk seçimde iktidara gelen partiler. 1946 yılında kurulan DP, 4 yıl sonra, 1983 yılında kurulan ANAP 6 ay sonra ve 2001 yılında kurulan AKP 1 yıl sonra iktidara gelmiştir. Bu da bize gösteriyor ki Türk milleti, tanımadığı, yeni kurulan, heyecan yaratan partileri tek başına iktidar yapmış.
3- En önemli özellikleri üç parti de iktidara gelirken büyük kaosların üstüne kurtarıcı sıfatıyla iktidara gelmiştir 2. Dünya savaşı sonrasındaki soğuk savaş dönemi DP nin önünü açmış, 12 Eylül darbesi sonrasında halk kurtarıcı gözüyle bakarak Özal’a sarılmış, 2001 yılındaki ekonomik krizde bunalan halk, AKP yi ‘’bizi kurtar’’ diye iktidara taşımıştır.
Yukarıda saydığım 3 özelliği özetlersek Türk milleti bugüne kadar büyük bunalımlar sonrasında yeni kurulan sağ partileri tek başına iktidar yapmıştır. Kaos olmayan dönemlerde, tanıdığı, oy verdiği partileri ise her zaman koalisyonla iktidara taşımıştır.
Toplumun bu şekilde refleks göstermesi şaşırtıcı değil. Toplumlar büyük sıkıntılar yaşadığı dönemlerde bir kurtarıcıya ihtiyaç duyarlar. Özellikle bizim gibi gelişmemiş, aydınlanma dönemini yaşamamış doğu toplumlarında kurtarıcıya sarılma eğilimi çok fazladır. Her zaman bir kahramanın çıkıp bizi kurtarmasını bekliyoruz. Çünkü birey olma bilincine sahip olmadığımız için hep birisi çıksın bizi yönetsin diye bakıyoruz. Bu yüzden yaşadığımız her buhranlı dönemde karşımıza çıkan ilk partiye ‘’gel bizi kurtaaaaaar’’ diye sarıldık.
DP, ANAP bu şekilde iktidara geldi. Bunalımlı dönemler sonrasında ‘’kurtarıcı parti’’ sıfatıyla girdikleri ilk seçimde iktidar koltuğuna oturdular ve bir dönem sonra güç zehirlenmesi yaşayarak otoriterleştiler. Güç zehirlenmesi iktidarlarının sonu oldu. Otoriter yönetimlerinin sonunda iktidardan düştüler.
AKP de aynı kaderi yaşıyor. Kurulduktan 1 yıl sonra kurtarıcı sıfatıyla iktidara geldi. Girdiği 3 genel seçimi de kazandı ve 13 yılın sonunda yaşadığı güç zehirlenmesi sonucunda tek başına iktidarını kaybetti.
Peki 1 Kasım’dan sonra ne olur?
Bu dakikadan sonra 100 kez de seçim yapılsa AKP için tek başına iktidar dönemi bitmiştir. Çünkü artık AKP de diğer partiler gibi ‘’denenmiş bir partidir’’. Yeni parti olmanın verdiği heyecanı kaybetmiştir. Ne yaparsa yapsın bir daha toplumda aynı heyecanı yaratması mümkün değildir. ANAP iktidardan düştükten sonra nasıl bir daha tek başına iktidara gelemeyip koalisyon hükümetlerinde yerini almışsa AKP için de artık koalisyon iktidarları dönemi başlamıştır.
1 Kasım ve sonrasında AKP nin yer aldığı koalisyon hükümetleri dönemi başlayacak ve kendisinden önce tek başına iktidar olan DP ve ANAP gibi bir süre sonra siyaset sahnesinden silinecek. Bu yazdığıma şimdi ‘’olur mu öyle şey’’ dediğinizi biliyorum ama 1983 yılında % 45 oy alan ANAP ın bugün isminin bile kalmayacağı o günlerde söylenmiş olsaydı kim inanırdı? Kimse inanmazdı ama bugün ne DP var ne de ANAP. Çünkü partileri ayakta tutan ideolojileridir. AKP, ANAP, DP ideoloji partileri değil bir anda ortaya çıkıp parlayan ve bir süre sonra sönüp giden proje partileridir ve her proje partisi gibi ömrünü tamamladıktan sonra siyasetten silinmişlerdir.
1 Kasım seçimlerinde hem muhalefet, hem iktidar kendini koalisyona hazırlasın. Yeni bir döneme giriyoruz. 13 yıllık tek parti iktidarı döneminden sonra koalisyon iktidarları dönemi başlıyor… Ta ki yeni bir kurtarıcı parti ‘’Ben geldim burdayım’’ diye ortaya çıkıncaya kadar…
TIBBIYELİ HİKMET

Bir cevap yazın