Yobazların Hayal Dünyasına Göre Lozan Anlaşması Nasıl İmzalandı ?

10494731_674796075932917_6049134377827316648_n
 

Bugüne kadar her zaman istismar edilen konuların başında Lozan gelir. Hakkında yüzlerce yalan uydurulmuştur. Efendim süresi 100 yılmış, hilafeti kaldırma sözü verilmiş, şeriat satılmış, Musul ve 12 ada bedavaya verilmiş hatta o kadar uçuk yalanlar uyduruyorlar ki İsmet Paşa İngilizce bilmediği için ne derlerse ”yes” demiş. Musulu ve 12 adayı böyle kaybetmişiz. Gülmeyin yıllardır bunları ”tarihi gerçekler” diye anlattılar anlatmaya da devam ediyorlar. Ne yazık ki yüzbinlerce insanın beyni bu yalanlarla yıkanmış durumda. Onlar için yapılacak pek bir şey yok ama bundan sonraki neslin beynini yıkamalarına engel olabiliriz. Şimdi birazcık yobaz gibi düşünelim ve Lozan gerçeklerini yazalım. Yazacaklarım her zaman olduğu gibi İRONİDİR. .
İŞTE SİZE LOZAN GERÇEKLERİ :
Bir İngiliz planı olarak uygulanan sahte Kurtuluış savaşı bitmiş ve İngilizler istediğini alıp gitmişti. Artık milletin dinsiz olması için her şey hazırdı fakat bir şey eksikti. Bu çakma savaşa uygun çakma bir ateşkes ve barış anlaşması gerekiyordu. İngilizler tüm planlarını bu barış anlaşmasıyla uygulamaya geçirdiler. Eveeet şimdi resmi tarihin yalanlarını açıklama zamanı geldi. Yıllardır bizi kandırdılar dedeleri görmezden geldiler. Oysa biz yılmadık o dedeleri bulduk. İlk dedemiz çaycı Şevket dede. Mustafa Kamal’ın çaycılığını yapan Şevket dede o günlerde Ankara ile Londra arasındaki görüşmelerin canlı tanığı.. Şevket dedemizi hasta yatağında bulduk ve o günkü görüşmeyi sorduk. İşte Şevket dedemizin anlattığı o gizli görüşme
ANKARA – LONDRA GÖRÜŞMESİ
TARİH: CUMA NAMAZINDAN SONRA YAĞMURLU BİR GÜN
+ Alo Mustafa sen misin ?
Evet benim Churchill nasılsın? Kimse anlamasın diye gizli numaradan aradım
+ İyiyim sağol. Sen nasılsın ?
–  İyiyim yolculuk nasıl geçti ?
+ Güzeldi Londra’ya geldik çok şükür. Sen ne yaptın? Milleti dinsizleştirmeye başladın mı?
– Bende onun için aradım zaten.  Biz savaşmış gibi yaptık ama anlaşmış gibi yapmadık
+ Haklısın valla ya. Aceleye geldi onu unuttuk. Anlaşmış gibi yapmazsak millet hani bu savaşın barış anlaşması der.
– Evet bu yüzden anlaşmış gibi yapmamız şart yoksa miller savaşmış gibi yaptığımızı anlar
+  Doğru diyorsun. Nerde anlaşmış gibi yapalım. Lozan olur mu? Geçen yıl kayınvalidem tatile gitmişti. Çok güzel bir yer
– Bana uyar. Ben gelemem zaten milletin başından ayrılmamam lazım. İsmeti yollarım. Hem sağırdır. Ne derseniz tamam der olur biter
+ Tamam sen İsmeti yolla. Ben de Curzonu yollarım Lozanda buluşup barışmış gibi yaparlar
–  Anlaştık hadi görüşürüz kendine iyi bak Allaha emanet ol
+ Oğlum bana yapma bari. Sen atayiz değil misin? Allaha emanet ol ne demek ? Neyse sağol sen de kendine iyi bak
– Ağız alışkanlığı işte kusura bakma
+ Neyse hadi tamam kapatıyorum sana fazla yazmasın
Şevket dedemizin anlattığı gizli görüşme bu şekilde. Oynanan oyunu görüyorsunuz değil mi? İşte bunları hep bizlerden sakladılar. Şimdi bir başka gizli görüşmeye geçiyoruz. Mustafa Kamal ile İnönü’nün gizli görüşmesi. Bu görüşmeyi de o günlerde Çankaya da bahçıvanlık yapan Şaban dededen dinleyeceğiz. Bunları resmi tarih yazmaz ama dedeler susmaz. İyi ki dedeler var okuyun da öğrenin kamalist olmayın
MUSTAFA KAMAL – İNÖNÜ GÖRÜŞMESİ
TARİH:  KIZILCIKLARIN OLDUĞU, SELELERE DOLDUĞU GÜN
+ İsmet nerdesin? Kaç saattir seni arıyorum
– Evde yatıyordum. Noldu? Millet İnönü savaşının çakma olduğunu mu anladı yoksa?
+ Hayır. Churchill ile konuştum. Savaşmış gibi yaptık ama barışmış gibi yapmadık dedim
– Eee o ne dedi ?
+ Haklısın barışmış gibi yapalım yoksa millet savaşmış gibi yaptığımızı anlar dedi
– Doğru demiş barışmış gibi yapmamız lazım. Beni bunun için mi çağırdın?
+ Evet bu anlaşmayı sen yapacaksın. Eşyalarını topla Lozan’a gidiyorsun
– Oğlanın sünneti vardı ama. Biraz beklese olmaz mı?
+ Şaka mı yapıyorsun İsmet? Hemen gitmen lazım seni bekliyorlar
– Tamam ben gideyim o zaman gidince ararım seni
+ Eyvallah görüşürüz. Sana güveniyorum güzel barışmış gibi yap zafer gibi olsun
– Orasını  bana bırak. Çok güzel barışmış gibi yapacağım. Sen bile zafer diyeceksin
+ Hadi görüşürüz o zaman güzel haberlerini bekliyorum
– Sağol sen de milleti hafiften dinsiz etmeye başla. Camide hutbe falan oku çakmasınlar. Mesela Balıkesir güzel yer
+ Tamam hadi git artık geç kalacaksın
– Hadi ben gittim
Nasıl sinsice anlaşmışlar görüyorsunuz değil mi? Şaban dedemiz bu görüşmeleri anlatırken gözyaşlarını tutamadı. Bir milleti böyle dinsiz yaptılar yavrum dedi. Biz de onun acısına ortak olduk ve bize öğretilen yalan tarihe lanetler okuduk. Bizi yıllardır bunlarla kandırmışlar. Neymiş kurtuluş savaşını kazanmışız düşmanı denize dökmüşüz Lozan zafermiş, hepsi yalaaaan. Şimdi asıl bomba gerçeklere geçiyoruz. Yıllardır saklanan Lozan gerçeklerini açıklayacağız.Bu konuda da yine kaynağımız dedeler.  Lozan gerçeklerini ise Feyzullah dededen öğreneceğiz. Feyzullah dede kim ? Biz de bilmiyoruz. O zamanlarda Lozanda yaşıyormuş bize geldi gerçekleri anlatacağım dedi dinledik. Koskoca dede yalan mı söyleyecek? Resmi tarih yalan söyler ama dedeler yalan söylemez. İşte size Feyzullah dedenin ağzından Lozan gerçekleri
LOZAN GÖRÜŞMELERİ
TARİH : BİR KAR TANESİNİN DİLİMİN UCUNA KONDUĞU GÜN
+ Hoş geldin İsmet. Nerde kaldın ya hu merak ettik.
– Yolculuk biraz zor geçti çok şükür geldim
+ Anladım neyse olur böyle şeyler. Konuşmaya başlayalım mı?
– Başlayalım. Oğlanın sünneti var çabuk halledelim döneceğim
+ Hemen başlayalım o zaman   Masaya geçelim
–  Tamam bir an önce barışmış gibi yapalım bitsin bu iş
+ İlk olarak saltanattan başlayalım. Kaldıracaksınız değil mi?
– Kaldırdık bile.. O iş halledildi. Vahdettini de kaçmış gibi Malta’ya yolladık
+Ooohh çok iyi. Hilafeti de kaldıracaksınız değil mi?
– Kaldıracağız tabi ki ama biraz zaman lazım
+ Bak kaldırmazsanız anlaşmayı imzalamayız. Hilafetin kalkması çok önemli
–  Sen bize güven kaldıracağız dediysek kaldıracağız biz de yanlış olmaz
+ Tamam diğer konuya geçelim. Musulun tapusunu da bize verin
–  Kiraya versek olmaz mı?
+ Kiraya veripte ne yapacaksınız? Verin kurtulun işte. Sizin neyinize petrol ? Arabanız mı var lan fakirler
– Haklısın alın sizin olsun amaaaaan banane Musuldan
+ Hazır Musulu vermişken Kerkükü de verin ayağımız alışsın
–  Eee bunun karşılığında biz ne alacağız ?
+ Sizde Cumhuriyeti ilan edip bağımsızlığınızı ilan etmiş gibi yapın
– Yok valla kurtarmaz. Biraz daha bir şeyler verin
+ Demir ağlar örmenize izin verelim. 10 yıl sonra demir ağlarla ördük diye marş bile yaparsınız
– Anlaştık. Kerkük’ü de verdim gitti o zaman
+Bir şey daha istesek olur mu?
– Başka ne isteyeceksiniz ?
+ 12 adayı da verseniz diyorum. Minicik adalar zaten
– Dur bunu Ankara’ya sorayım iki dakika bekle
 
( Kamal- İnönü görüşmesi)
+ Alo Kamal aklıma bir şey takıldı da sana sorayım dedim
– Buyur dinliyorum sor bakalım
+ 12 adayı istiyorlar vereyim mi ?
– Ver tabi ki oğlum sen ne düşünüyorsun?
+ Ben 5 adayı verelim diyecektim 7 si bize kalsın
– İsmet üçün beşin hesabını yapma cimri olma ver gitsin
+ Tamam veriyorum o zaman
– Ver gitsin bir daha da böyle şeyler için arama ne istiyorlarsa ver. Daha milleti dinsiz yapacağız çok işimiz var uzatma
( Lozan Görüşmeleri Devam)
+ Eee Kamal ne dedi?
– Ver gitsin ne uzatıyorsun dedi.
+ Güzeeeel 12 adayı da veriyorsun o zaman
– Verdim gitti ne yaparsanız yapın alın sizin olsun 
+ Tamam bu kadar toprak yeter.  Gelelim şapka devrimine. Yapacaksınız değil mi?
– O işi kafana takma yapacağız
+ Peki ya harf devrimi? 1 günde herkes cahil kalsın istiyoruz
– Bunu da yapacağız merak etme herkes cahil kalacak
+ Ezanı da Türkçeye çevirmeyi unutmayın. Millet Türkçe duyarsa camiye gitmez
–  Anlaştık. Bunu biz de düşündük zaten
+ Şeriatı toptan kaldırın işte satın gitsin. Ayasofya da cami olmasın kapatın gitsin
– Müze yapsak olur mu?
+ Olur olur biz de ziyarete geliriz çok güzel olur.
– Güzel fikir. Artık imzalasak mı?
+ Olur anlaşma kaç yıllık olsun?
– 100 yıl desek olur mu? Yoksa abartmış mı oluruz ?
+ Bence iyi fikir. O zamana kadar kimse kalmaz zaten her şey unutulur
– Tamam imzalayalım o zaman hadi hayırlı olsun
+ Biz de hilafeti kaldırdıktan sonra imzalarız cebimizde dursun
– Eyvallah Ben dönüyorum oğlanın sünnetini daha fazla geciktirmeyelim
+ Görüşürüz kendine iyi bak Kamal’a selam söyle.
– Sen de kendine iyi bak. Churchill’e selam
 
İşte bizden yıllardır saklanan Lozan gerçekleri… Bir oğlanın sünneti için neler vermişler neleeerrrr. Resmi tarih bunları yazar mı? Tabi ki yazmaz çünkü arşivler kapalı. İçerde kim bilir neler var. Hepsini sırası geldikçe açıklayacağız. Millet gerçekleri öğrenecek. Artık resmi tarih susacak dedeler konuşacak. Kamalist olmayın kitap okumayın. Tarih kitaplardan değil dedelerden öğrenilir bunu asla unutmayın. Kalın sağlıcakla…
TIBBIYELİ HİKMET

Bir cevap yazın