HDP nin Barajı Geçmesinin Nedenleri ve Gerçekler

eger-hdp-baraji-gecemezse-552c64c679fe7
Seçim sonuçları açıklandığı andan beri herkes aynı şeyi konuşuyor : ”HDP barajı nasıl geçti ? HDP ye kim oy verdi ?”  HDP nin barajı geçmesi AKP nin iktidardan düşmesini bile gölgede bıraktı. Kim ne derse desin, kabul edin ya da etmeyin, beğenin ya da beğenmeyin bu seçimlerin galibi HDP dir. 7 Haziran seçimlerinin balkon konuşmasını Selahattin Demirtaş yaptı. 13 yıllık AKP iktidarından sonra ilk kez başka bir partinin seçim sonrası ”seçimin galibi” sıfatıyla konuşma yapması ve bu partinin PKK’nın destekçisi olan HDP olması insanlarda şaşkınlıkla karışık bir öfke yarattı. En koyu çözüm süreci destekçisi olan AKP liler bile gördüğü tablo karşısında sakin kalamadı. Aslında onları kızdıran iktidarı kaybetmeleri olsa da 13 yıldır unuttukları milliyetçi duygularının kabarmalarına engel olamadılar. Kimse kimseyi HDP yi barajı geçirtmekle suçlamasın kardeşim. Görünen köy kılavuz istemez HDP nin barajı geçeceği kabak gibi ortadaydı. Nasıl mı ? Biraz geçmişe dönelim.
Hatırlıyor musunuz ? Bir kaç ay önce herkes HDP yi parti olarak seçime girme kararı aldığı için AKP ile anlaşma yapmakla suçluyordu. Özellikle CHP liler şöyle diyordu : ”HDP barajı geçemeyerek AKP nin iktidarda kalmasını sağlayacak, karşılığında ise Diyarbakır’da Kürt meclisi kurarak özerkliği ilan edecek”. Yalansa yalan diyin. Herkes HDP nin verdiği karardan geri adım atmasını beklemiyor muydu ? Hatta seçim barajının düşürülmesini istemedikleri için ”Tamam barajın düşürülmesini de istemiyorlar bunlar kesin seçimi AKP ye özerklik karşılığında satacak” diye konuşulmuyor muydu ? Peki o günlerde sesi çıkmayan hangi partiydi? Tabi ki AKP.  Hiç sesleri çıktı mı? Hayır. Çünkü ellerini ovuşturarak HDP nin baraj altında kalmasıyla kazanacakları 60-70 vekilin hesabını yapıyorlardı ama çok yanıldılar. Bu aç gözlülükleri kendilerine pahalıya patladı ve iktidardan düştüler. Şimdi kimseyi suçlamasınlar. Eğer geleceği biraz görebilme kabiliyetleri olsaydı HDP nin parti olarak seçime girmesine ilk kendileri karşı çıkardı. HDP nin barajı geçeceği o kadar belliydi ki bunu göremediler.
HDP nin barajı geçmesi bir kaç aylık bir sonuç değil.. 2007 yılında meclise girdikleri günden bugüne yaşanan sürecin sonucu. Girdiği her seçimde oyunu arttırarak bugün mecliste 80 vekiline sahip oldular. 2007 seçimlerinde 26 vekil,  2011 seçimlerinde 36 vekil ve 2015 seçimlerinde 80 vekil… Yerel seçimlere bakarsak 2009 yerel seçimlerinde 8 il 50 ilçe, 2014 yerel seçimlerinde ise 10 il 67 ilçe… Ayrıca 2014 yerel seçimlerinde HDP nin MHP yi geride bıraktığını da söylemeliyim. Girdiği her seçimde oy oranını arttıran bir parti ile karşı karşıyayız. O halde neden HDP barajı geçti diye şaşırıyorsunuz ? Bu kadar mı körsünüz ? Adamlar davul zurna çalıp zılgıt eşliğinde halay çeke çeke ” biz barajı geçiyoruz” dediler ama iktidar gözünüzü o kadar kör etmişti ki yaklaşan sonu göremediniz.
HDP nin barajı aşmasındaki ilk etken çözüm sürecidir. İktidarın görünürde ”barış projesi” dediği fakat gerçekte Kürt seçmenlerin oyunu kapmak dışında bir amaç taşımayan çözüm süreci HDP nin her seçimde oylarını arttırmasına neden oldu. Çözüm sürecinin başladığı günlerde ”Terör örgütüyle pazarlık yapmak, terörü meşrulaştırır” diyenleri ”kan emici olmakla, barış karşıtlığıyla” suçlayanlar şimdi hiç ağlayıp çakma miliyetçilik yapmasınlar. Böyle olacağı çok belliydi. Eğer dağda eli silahlı olan teröristlerin temsilcileriyle masaya oturursanız terörü meşrulaştırmış olursunuz. İnsanlar bu duruma ”Devlet, barış için HDP ile görüşüyorsa o zaman HDP çokta kötü bir parti olmamalı”  gözüyle bakar. Baktı da zaten. Çözüm süreci ilerledikçe HDP nin halkın gözündeki iticiliği azaldı. Çünkü halk yavaş yavaş ”PKK mehmetçikleri öldüreceğine HDP mecliste olsun kimse ölmesin” deme noktasına geldi. İktidar sakız çiğner gibi ”analar ağlamasın” dedikçe halk ”Analar ağlayacağına HDP meclise girsin” dedi.
”PKK insanları öldüreceğine HDP mecliste kalsın” düşüncesi çözüm süreci ilerledikçe ”Bu ülkede Kürtler yaşıyorsa HDP de mecliste olmalı” düşüncesine dönüştü. Biraz da iktidarın ileri demokrasi sloganıyla soslanınca tadından yenmez bir duruma geldi. Artık durum öyle bir noktaya geldi  ki HDP nin mecliste olmasını istemeyenler barış ve demokrasi düşmanlığıyla suçlandı. Ne çabuk unuttunuz o günleri ? ”Bu ülkede MHP meclisteyse HDP neden mecliste olmasın.” diyenler sizler değil miydiniz ? İşte istediğiniz oldu şimdi neden ağlıyorsunuz ? Hiç ağlamayın HDP nin zafere giden yolda önüne çıkan taşları tek tek siz kaldırdınız. Nasıl mı ? Devam edelim
İmralı görüşmelerinin son yıllarda artması  HDP nin meşrulaştırmasını hızlandırdı. Devletin kontrolünde gerçekleşen her görüşme sonrasında ”Barış ha geldi ha gelecek” tarzında açıklamalar halkta terörün biteceği umudunu yarattı. Bu umut HDP ye karşı duyulan antipatiyi minimum düzeye indirdi. İnsanlar ”PKK bitecekse HDP ile mecliste 30 yıl daha tartışılmasına razıyım” demeye başladılar. Hani çözüm sürecini sindirmekten bahsediyordunuz ya  her seçimde biraz daha sindirdiniz. Bir yandan milliyetçilerin gazını almak için çakma milliyetçi nutuklar atarken diğer yandan HDP gün geçtikçe büyüdü. Eee sizin de istediğiniz bu değil miydi? Şimdi sorun ne ?
HDP nin barajı geçmesindeki önemli nedenlerden biri de geçen yıl yaşanan Kobani olaylarıdır. Özellikle ”Kobani düştü düşecek” açıklaması Kürtlerde iktidara karşı büyük bir nefret yarattı. Şeriatçı duygularına hakim olamayan iktidarın Kürtleri bir anda harcaması AKP ile Kürtler arasındaki bağı kopardı. 6-8 Ekim olayları çözüm sürecinin bittiğinin ilanıdır. 2 günde 50 kişinin öldürülmesi yıllardır söylenen ”analar ağlamasın”sloganının da sonuydu. Kobani olayları Kürtlerde  ”Biz özerkliği kazanmak için iktidara destek veriyoruz ama gücü yetse IŞİD gibi hepimizin kafasını kesecek” düşüncesine yol açtı ve yıllardır çözüm sürecinin sadece oy rantçılığı için uydurulmuş bir yalan olduğunu anladılar. Biraz geç oldu ama uyandılar.
Demirtaş faktörünü de unutmamak lazım. Konuşmasıyla, yüzündeki masum ifadesiyle, tebessümüyle, esprili yorumlarıyla ezber bozdu. Bugüne kadar halkın gözündeki Kürt imajını yıktı.  Ahmet Türk, Sırrı Sakık, Hasip Kaplan gibi sert bakışlı, kaba konuşan, hiç gülmeyen vekillerin yanında Demirtaş varlığıyla ezber bozdu ve gittikçe yıldızı parladı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı oy barajı geçeceğinin habercisiydi ama iktidar bunu da görmedi. ”Efendim o cumhurbaşkanlığı seçimiydi, Ekmeleddin’i sevmeyen solcular Demirtaş’a verdi genel seçimler öyle olmaz” dediler. Oysa Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde son bir kez Erdoğan’a şans tanıyan Kürt seçmenleri hesaba katmadılar. İşte o seçmenler, Kobani olaylarındaki tavrı da görünce tamamen HDP ye kaydı.
Peki bu andan sonra ne olur ? AKP ye geçmiş olsun. HDP ye giden Kürt oylar geri dönmez. Hele barajı çok net şekilde eze eze aştıktan sonra hiç geri dönmez. Geri dönmesi için tek şart PKK nın yeniden terör eylemlerine başlamasıdır. Ancak bu sayede şiddet istemeyen dindar Kürtler geri dönebilir ama PKK da bu sonuçlardan sonra kolay kolay silaha sarılmaz. Neden sarılsın ki ? Her seçimde oylarını arttırarak güçlenen bir partileri var. 30 yıldır silahla ulaşamadıkları noktaya siyasi yollardan 8 yılda vardılar. Bu seçimlerden sonra bambaşka bir Türkiye olacak. Herkes yaptıklarının bedelini ödüyor. Sağa sola saldırılacak zaman değil düşünme ve hesap verme zamanı…
TIBBIYELİ HİKMET
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Neden Laikliğe Sahip Çıkmak Zorundayız ?

Pin It on Pinterest