Şimdi Ne Olacak?

13090524_925590484220235_1749773534_n
Ve beklenen oldu… Davutoğlu dost modern saray darbesiyle Başbakanlık görevinden uzaklaştırıldı…
Başbakan olduğu günden beri ‘’ne zaman görevden uzaklaştırılacak’’ diye merakla beklendiği için gerek iktidar gerekse muhalefet için sürpriz olmadı.
Er ya da geç Davutoğlu’nun görevden alınacağı belliydi ve 1 saatlik görüşme sonrasında Cumhurbaşkanının iki dudağı arasından çıkan ‘’buraya kadar’’ cümlesiyle Başbakanlığına son verildi.
Peki, bundan sonra ne olacak? Asıl önemli olan ve tartışılması gereken konu bu…
Davutoğlu’ndan sonra kim Başbakan olacak?
Kimisi Binali Yıldırım olacak diyor. Kimisi Bekir Bozdağ, Kimisi ise damat Berat…
Açıkça söylemek gerekirse beni kimin Başbakan olacağı ilgilendirmiyor. Çünkü kim olursa olsun sonuç değişmeyecek. Şu bir gerçek ki bu ülkede artık hukuk yok, demokrasi yok, adalet yok. Sadece tek bir kişinin iradesi var. Her şey ona bağlı… Onun keyfi kimi isterse o Başbakan oluyor. Kimi istemezse anında koltuğunu kaybediyor.
Böyle bir ülkede kimin Başbakan olduğunun hiç önemi yok. Kim gelirse gelsin ipler yine sarayın elinde olacak. Yine bakanlar kurulu sarayda toplanacak, yine her şeye sadece karar verecek. Değişen sadece Başbakan koltuğundaki emanetçinin ismi olacak. Gerisi yine aynı tas aynı hamam…
Şimdi iktidara geldikleri günden beri sandık fetişizmi yaparak demokrasiyi sadece sandığa indirgeyenlere bir soru sormak istiyorum.
Yıllardır size karşı olan kim varsa darbecilikle suçladınız. Uydurma belgelerle hapislerde çürüttünüz. Hayatını Türk ordusuna adamış paşaları, subayları suçsuz yere yıllarca içerde tuttunuz. Bazıları üzüntüsünden kanser olup öldü, Bazıları gururuna yediremeyerek intihar etti. Madem hükümeti saray darbesiyle devirecektiniz bu insanların ne günahı vardı?
Gezide dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmazın, polis kurşunuyla öldürülen Ethem Sarısülük’ün suçu neydi?
Darbecilik suçlamasıyla yıllarca hapis yatan gazetecilerin, yazarların suçu neydi?
Söyler misiniz? %49,5 oy almış bir Başbakan hangi geçerli nedenden dolayı bir anda görevden uzaklaştırılıyor? Hani milli irade her şeyin üstündeydi? Hani milletin seçtiğini ancak millet görevden alabilirdi?
Noldu? Çakma demokratlar şimdi neden sesiniz çıkmıyor?
Konuşamazsınız. Çünkü emir büyük yerden… Reisiniz ne diyorsa o…
Çok yakında havuz medyasında Davutoğlu’nun yerden yere vurulduğuna şahit olacağız. Hatta şu an ne yazsak diye düşünmeye başlamışlardır. Saraydan yollanan sipariş köşe yazıları hazırdır.
Abdüllatif Şener, Abdullah Gül, Bülent Arınç, Hüseyin Çelik neler yaşadıysa aynısını Davutoğlu da yaşayacak.
Hatta biraz daha ağırını yaşayacak.
Türkiye’nin yanlış Ortadoğu politikasının suçlusu Davutoğlu ilan edilecek. Paralel yapıyla birlik olup Türkiye’yi yurt dışında zor durumda bırakmaya çalıştığı, dış mihraklarla ilişki içinde olduğu, devlete ihanet ettiği için ‘’dünya lideri’’ tarafından görevden alındığı yazılacak.
Bu daha başlangıç… Artık başkanlık sisteme gelene kadar Başbakanlık koltuğuna kim oturursa otursun rahat oturamayacak. Ve bu huzursuzluğun, ikiliğin ancak Başkanlık sistemiyle çözüleceği vurgulanacak. Ortamın hazır olduğuna inandıkları an yapacakları erken seçimle de Başkanlığı getirecekler.
Kısacası bu kadar kavga, kaos sadece bir kişinin kendini kurtarması için… Ama tarihteki tüm tek adam rejimlerinin sonu hüsran olmuştur. Bugün bir kişiyi kurtarmak için kendinden vazgeçenler yarın uğruna savaştıkları kişiyle beraber tarihin çöplüğünde yerlerini alacaklar
TIBBIYELİ HİKMET

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Hayali bir Abdülhamid... Hayali bir Tarih...

Pin It on Pinterest