Saldırıya Uğrayan Hamile Kadın : ''Açık Giyinmemiştim''

1
Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi yollarla mettrolarla, köprülerle değil kadına verdiği değerle ölçülür. Dünyanın en yüksek binaları, en modern metroları, yolları, Dubai, Katar, Kuveyt gibi ülkelerde de var ama bu ülkelerde kadının ismi, cismi, hiçbir şeyi yok. Bu yüzden ne kadar zengin olurlarsa olsunlar dünyada bir saygınlıkları, ağırlıkları yok.
Türkiye de yavaş yavaş bir Katar olma yolunda ilerliyor. Batıdan kopuk, Ortadoğu kaosuna ve cehaletine sürüklenen geri kalmış bir İslam ülkesi olmak üzereyiz. Bu gidişatta en çok zarar gören ise tarih boyunca her zaman erkeğin yanında olan, kurtuluş savaşında cepheye mermi taşıyan, başımızın tacı olması gereken kadınlarımız, analarımızdır.
Tacize uğruyorlar, dövülüyorlar, öldürülüyorlar, en önemlisi erkeğin kölesi olmaya zorlanıyorlar…
AKP döneminde sıradanlaşan kadına şiddet olaylarından biri geçen gün Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yaşandı.
Park’ta yürüyüş yapan 4 aylık hamile bir kadın, bir yobazın fiziki saldırısına uğruyor ve yere yatırılıp tekmeleniyor yumruk atılıyor. Kadının ağzı gözü şişmiş, büyük travma yaşamış durumda…
Ve böyle utanç verici bir olay yaşayan kadın “üstümde montum vardı bir yerim açık değildi uzaktan kadın olduğum bile belli olmuyordu ” demek zorunda kalıyor.
Saldırıya uğramış bir kadına bu cümleyi söyletenlere yazıklar olsun
Bu cümleyi söylettiren yobazlığa devlet eliyle prim verilmesidir. Çùnkù kadın “açık giyinen kadın dayağı hak eder” anlayışının hakim olduğu bir ülkede yaşadığını biliyor. Eğer açık giyinmiş olsa bir kesim tarafından ”o da açık giyinmeseymiş” diye suçlanacağının farkında…
Otobüste kısa şort giyen bayana tekme atan yaratıkların cezalandırılmadığını görüyor. Saldırganın ”dinimin emrettiğini yerine getirdim” ifadesinin onaylandığını görüyor.  Bu cesareti o psikopata kimlerin verdiğini çok çok iyi biliyor.
Devletin televizyonunda yayınlanan Ramazan programına çıkan sözde ilahiyatçı bir adamın ” hamile kadın sokakta kocası olmadan gezmemeli” dediğini ve bu sözü sonrası hiçbir şey yapılmadığını görüyor.
Hükümetin çocuk tecavüzcülerine ses çıkarmadığını, aksine “çocuğun rızası varmış” diyerek evlendirip tecavüzü meşrulaştırdığını görüyor.
”Tecavüze uğrayan bayan kürtaj olmasın doğursun devlet bakar” diyebilen bir hükümet tarafından yönetildiğini biliyor.  Tecavüzcünün, kürtaj yapan kadından daha masum olduğunu söyleyen şuursuz vekillerin olduğunu görüyor.
En kötüsü ise devletin en tepesindeki kişinin ”Ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum” dediğini biliyor.
Ve mağdur olsa da devleti yöneten zihniyetin kendisine sahip çıkmayacağını, açık giyinmiş olsa suçlanacağını bildiği için “üstümde mont vardı açık giyinmemiştim” demek zorunda kalıyor.
İşte size SÖZDE YENİ, GERÇEKTE İSE 200 YIL ÖNCESİNDE KALMIŞ GERİ TÜRKİYE…
TIBBIYELİ HİKMET

Bir cevap yazın