Toplum Salgın Konusunda Gerçekleri Bilmek Zorundadır

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca aylardır süren covid 19 tablosunun gerçekleri yansıtmadığı iddiasına son noktayı koyarak “Tabloda sadece hasta sayısını gösteriyoruz” dedi.

28 Temmuz’dan beri her akşam açıklanan sayılar sadece hasta sayılarıymış.

Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim.

Yani Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya göre “covid testiniz pozitif çıktığı halde belirti göstermiyorsanız hasta değilsiniz”.

Kulağa şaka gibi geliyor ama maalesef gerçek.

Belirti yoksa testiniz pozitif olsa da siz sadece vakasınız. O yüzden sizi saymaya gerek yok.

O halde test yapmanın ne anlamı var?

Covid 19 testi, virüsün pozitif ya da negatif olduğunu ölçmüyor mu?

Pozitif ve negatiflik testi yapılan bir uygulamada pozitiflerin tamamını saymamak hem mantık dışı, hem halkı yanlış bilgilendirmektir.

Çünkü toplam pozitif sayısını bilmeden salgının ne durumda olduğunu, yayılma hızını bilmemiz mümkün değildir.

Mart ayından beri vaka-test oranına bakarak salgının gidişatında bilgi sahibi olduk.

İlk başta vaka-test oranı %10 du. Yani her 10 testten 1’i pozitif çıkıyordu.

Sonra %7 ye düştü. Ardından %5, %4 derken yaz aylarında vaka test oranı %2,5 a kadar düştü.

Bu bilgiler bize salgının hızının yavaşladığını gösteriyordu.

Peki, soruyorum şu an vaka- test oranı yüzde kaç? Her 100 testte kaç pozitif vaka çıkıyor? 5 mi? 10 mu? 15 mi? Bilmiyoruz.

Daha doğrusu Sağlık Bakanı biliyor ama vatandaş olarak bizler bilmiyoruz.

Çünkü Sayın Sağlık Bakanımız belirti göstermeyen asemptomatik hastaları hastadan saymıyor.

Bu yüzden sokağa çıktığımızda çevremizdeki 10 kişinin kaçının virüs taşıdığı hakkında bir fikir sahibi değiliz.

Gerçekler ne kadar acı olursa olsun topluma açıklanmalıdır. Gerçeğin üstünü örtmek toplumda paranoya ve kaos yaratır.

Aylardır insanlara maske takın, mesafeyi koruyun, tedbirinizi alın diyorsunuz ama toplumun gerçekleri bilmesine izin vermiyorsunuz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Meclisine Sahip Çık Türk Milleti!

Bu nasıl salgınla mücadele?

Hem topluma tedbirinizi alın, işi sıkı tutun diyorsunuz. Hem 100 bin testte sadece 1500 vaka çıktı diyerek toplumu rehavete sürüklüyorsunuz.

Her akşam 100 bin testte sadece 1500 hasta çıktı derseniz halk nasıl salgını ciddiye alır, söyler misiniz?

İnsanlar, “testlerin sadece %1’i hasta çıkıyormuş, amaaan çok da büyütülecek bir şey yokmuş” demez mi? Der.

O halde rehavete sürüklenmiş bir toplumu nasıl tedbir almaya davet ediyorsunuz?

Gerçekleri açıklayın. İnsanlar gerçekle yüzleşsin. Yüzleşsin ki durumun ciddiyetini anlasın.

Mesela 100 bin test yaptık. 25 bin pozitif vaka çıktı. Kısacası 4 kişiden 1’i pozitif.

Bunu öğrenen halk, işte o zaman durumun ciddiyetini, salgının ne boyutta olduğunu anlar ve tedbirlere daha çok uyar.

Pandemi döneminde halkı rahatlatmak ters etki yapar. Çünkü halk rahatlarsa daha dikkatsiz davranır ve virüsün yayılımını hızlandırır.

Böyle bir dönemde halk, gerçekleri tüm açıklığıyla bilmelidir.

Virüsü sadece belirti gösterenler yaymıyor. Tam tersine belirti göstermeyenler yayıyor. Çünkü yanımızda öksürmeyen bir insandan çekinmeyiz. Virüsün nereden geleceğini bilemeyiz.

Belirti göstermeyen 1 pozitif vaka belki 10 kişinin ölümüne neden oluyor.

Belirti göstermeyen 1 pozitif vaka belki yaşlı bir amcanın ya da teyzenin ölümüne neden oluyor.

Bu kadar tehlikeli bir grubu nasıl olur da toplumdan gizlersiniz?

Salgında siyaset olmaz. Manipülasyon olmaz.  Covid sizin siyasi stratejilerinizi dinlemez.

Salgınla akıl ve cesaretle mücadele edilir… Atatürk’ün dediği gibi “Hakikatlerle yüzleşmekten korkmayınız”.

Pin It on Pinterest