Neden “Gökten İndiği Sanılan Kitaplar” ?

kadir-misirlioglu-tile
 
Atatürk konusunda uydurulan yalanları tarihle ve Atatürk ile ilgilenen herkes az çok blir. Eni boyunu tutmayan, kendi içinde bile tutarsız abuk sabuk yüzlerce deli saçması… Bu yalanlara her gün bir yenisi ekleniyor. Tarihte Atatürk kadar hakkında yalan uydurulan, iftiralar atılan bir tarihi kişilik var mıdır blmiyorum. Sanırım yoktur. Hiç bir millet kendi tarihine bu kadar düşmanca yaklaşıp yalan üstüne yalan uydurmaz. Hele Atatürk gibi tüm dünyanın saygı duyduğu bir lider hakkında en iğrenç iftiraları uydurmak bizim gibi düşünce açısından geri kalmış milletlere has bir özelliktir. Turgut Özakman’ın da dediği gibi ”Tarihimizde çok az dahi olduğu için bir dahi hakkında nasıl yorum yapılır bilmiyoruz”
 
Bu cümlenin altına imzamı atarım. Cidden bir dahi nasıl yorumlanır bilmiyoruz. Tarihi şahsiyet nedir? Kime tarhi şahsiyet denir? Bir tarihi şahsiyet nasıl eleştirilir? Bilmiyoruz çünkü okumuyoruz, düşünmüyoruz. Düşünce dünyamız bir ilkokul çocuğunun hayal dünyasının yarısı kadar bile değil. Bir tarihi şahsiyet dini inancı üzerinden eleştirilebilir mi? Ateist olmak ayıp bir şey mi? Bir tarihi şahsiyet cinsel tercihi üzerinden eleştirilebilir mi? Eş cinsel olmak ayıp mı? Bir tarihi şahsiyet annesi yüzünden eleştirilebilir mi? Hangimiz annemizi, babamızı seçme şansına sahibiz. Dünyanın her hangi bir gelişmiş ülkesnde böyle tartışmalar ayıplanırken biz de çok taraftar toplayabiliyor. Bunun nedeni dini yobazlıktır. Dinin ahlak kurallarını evrensel ahlaktan üstün tutan faşist bir anlayışın hayata bakış açısıdır.
 
Denizde kum, yobazda yalan bitmez. Yobaz sürekli yeni yalanlar üretir. Bu yalanların hepsine cevap vermek imkansızdır. Bu yüzden yobazın en meşhur yalanına değinmek istiyorum. Artık bu yalan kabak tadı vermeye başladı. Hem Atatürk düşmanı yobazların hem de Atatürk’ü ateist göstermeye çalışan saplantılı Atatürkçüler bu konuyu yeterince istismar etti. Artık buna bir cevap vermem gerektiğini düşündüm. Bu yazı yobazlara ve saplantılı Atatürkçüler için… İYİ OKUYUN
 
Yobaz ve Atatürk kelimesini yan yana getirince akla gelen ilk cümle ”gökten indiği sanılan kitaplar” cümlesidir. Yıllardır devletin tüm resmi sitelerinde geçen bu cümle Can Dündar Mustafa belgeselini yapana kadar bilinmiyordu. Bu belgeselden sonra birden Amerika’yı keşfettiğini zanneden çakma Kristof Kolomblar türedi. Sanki hiç bilinmeyen bir şeyi Can Dündar ortaya çikarmış gibi hemen üstüne atladılar. Can Dündar’a böyle ”gizli bir belge”yi ortaya çıkardığı için teşekkür edenler bile oldu. İşin garibi Can Dündar’da bunlara bir tepki vermedi. ”Arkadaşlar ben gizli bir şeyi ortaya çıkarmadım bu zaten gizli bir şey değil” demedi. Bu tablo bile cehaletin boyutunu ve neden bu cümle üzerinde durulduğunu göstermiyor mu? Bu iddianın samimi bir iddia olduğunu kim söyleyebilir?
 
Atatürk’ün dinsiz olduğunu iddia edenlerin samimi olmadığını ve bu iddiayı dile getirmelerindeki amacın sadece ”bir liderin inancını göstermek’‘ olmadığını göstermeye çalıştım. En başta neden böyle bir şeye gerek var diye düşünmek lazım. Atatürk’ün inancından bize ne? Bir insanın inancı ispatlanacak kadar kolay bir şey midir? Bunları düşünmeden sorgulamadan doğruya ulaşmamız mümkün değildir. Her şey soruyla başlar. Önce soracaksın soru olmadan yaşam olmaz. Soru sormak nefes almaya benzer. Sormayan sorgulamayan insan yaşamıyordur. Ne olursa olsun  önce sorgulayacaksın. NEDEN?.. NEDEN GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN KİTAPLAR?
 
Evet tekrar soruyorum NEDEN GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN KİTAPLAR? Atatürk müslüman mıydı değil miydi sorusunu bir kenara atıp hiç bu cümlenin manasını düşündünüz mü? Atatürk neden böyle bir ifade kullanmış dediniz mi? Hayır dediğinizi duyar gibiyim. Suç sizde değil hayatınızın her alanında önünüze sadece iki seçenek koyan sistemde. Bu konuda da iki seçeneğin var
 
A) Atatürk dinsizdi B) Atatürk müslümandı.
 
Gelin şimdi bu saçma takıntıyı bir kenara atıp biraz beyin jimnastiği yapalım. Atatürk neden böyle bir cümle kullanmış sorgulayalım.
 
Bu konuda daha önce Atatürk’ün son meclis konuşmasının nasıl çarpıtıldığını, gizlendiğini, sadece bir cümleye dikkat çekilerek ”cambaza bak cambaza” taktiği uyguladığını yazmıştım. Okumak isteyenler aşağıdaki linkten tekrar okuyabilirler:
 
http://tibbiyelihikmet.wordpress.com/2014/04/06/ataturk-dinsizdi-iddiasinin-altinda-yatan-gercekler-3/
 
Atatürk’ün son meclis konuşması her zaman milletten gizlenmiştir. Çünkü Atatürk bu konuşmasında çok önemli konulara değinmiş ve gelecekle ilgili planlarını anlatmıştır. Bu planların çok uzağında kalmamız bir yana bir de bu şekilde istismar etmek  çok utanç verici bir durum.
 
Neden gökten indiği sanılan kitaplar cümlesine geçmeden önce Atatürk’ün bu konuşmasının içerik açısından çok zengin ve coşkulu bir konuşma olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu konuşmada vatanı için büyük hayaller kuran bir insanın duyguları vardır. Bu konuşmada hayalleri yüreğinden coşkun bir sel gibi taşan milleti için hayatını feda eden bir insanın cümleleri vardır.  Bu duygu ve coşku hissedilmeden ‘‘gökten indiği sanılan”cümlesindeki coşkulu mana anlaşılamaz.
 
İnsanlar duygularını kelimelerle ifade ederler, kelimelerle düşünürler.Zaman zaman duygularımızı anlatmaya kelimeler yetmez. Bu durumda ya tıkanırız ya da coşarız. Bu coşkyu bilinçsizce bir coşku olabildiği gibi Atatürk gibi bir dahinin bilinçli coşkusu da olabilir. Atatürk bu cümleyi bilinçsizce kullanmamıştır. İsteyerek  çok bilinçli bir şekilde kullanmıştır ama yıllar sonra bu şekilde yorumlanacağını nerden bilebilirdi ki?
 
Atatürk’ün ne demek istediğini anlamak için önce bu cümlenin öncesi sonra da bu cümlenin sonrasını okumak gerekiyor. Önce Atatürk gökten indiği sanılan kitaplar cümlesinden önce ne demiş ona bakalım. Atatürk şöyle diyor:
 
Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir.
 
 
Cümleye  Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız diye başlayarak hem içeri hem de dışarıya karşı artık Osmanlı devletinin yıkıldığını, yeni bir devletin kurulduğunu ve artık dünyanın bizi geri kalmış bir imparatorluk olarak değil yepyeni bir cumhuriyet olarak bildiğini ve bilmesi gerektiğini vurgulayarak açıkça kendi meşruiyetimizi ilan ediyor. Sonra Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir.diyerek Kemalizme vurgu yapıyor. Peki neden CHP programı diyor? Çünkü CHP devleti temsil eden partiler üstü bir kavram olduğu için CHP programı ifadesini kullanıyor. Bu CHP nin devletle bütünleştiğinin ifadesidir. Devamında ise Kemalizm ilkelerinin devletin resmi çizgileri olduğunu ifade ediyor.
 
Şimdi gelelim can alıcı noktaya. Atatürk aynen şunları söylüyor:
 
Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır
 
Cümleye   Fakat bu prensipleri diye başlıyor. Bunlar hangi prensipler? Bir önceki cümlede yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir dediği Kemalizmin 6 ilkesidir. Bu lkeler içingökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır ifadesini kullanıyor. Burada bir ayrıntı var. Atatürk özellikle doğma ifadesini kullanıyor. Peki dogma ne demektir? Değişmeyen sorgulanamayan sabit  bilgi. O halde Atatürk Kemalizm hakkında aynı anda iki uyarıda bulunuyor:
 
1- Kemalizm bir din değildir diyerek Kemalizmi bir din olarak görenlere yıllar öncesinden cevap veriyor. İlerde ilkelerinin tıpkı Osmanlı gibi kutsallaştırılması ihtimaline karşı açıkça bir uyarıda bulunuyor.
 
2- Kemalizmin devrimci bir ideoloji olduğuna dikkat çekerek, sabit, donuk, felç geçirmiş hareket kabiliyeti olmayan bir ideoloji olmadığını, capcanlı, değişen dünya şartlarına karşı kendini hazırlamasını ve ayak uydurmasını bilen bir ideoloji olduğunun altını çiziyor.
 
Asıl soruya gelelim. Atatürk neden ”gökten indiği sanılan kitaplardiyor? Bu sorunun cevabı da bir sonraki cümlede gizli. Atatürk bu ifadelerden sonra şunları söylüyor.
 
Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.Bizim yolumuzu çizen, içinde yaşadığımız yurt; bağrından çıktığımız Türk ulusu ve bir de, uluslar tarihinin bin bir acıklı olay ve sıkıntı ile dolu yapraklarından çıkardığımız sonuçlardır.
 
 
Burada Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.. Cümlesindeki gök neyi ifade ediyor olabilir? Gökten ne gibi bir ilham alınabilir? Bunu anlamak için Osmanlıyı bilmemiz gerekiyor. Osmanlı’da padişahların bir ünvanı da zillullahtır. Yani Allahın yeryüzündeki gölgesi. Osmanlı padişahları güçlerini gökten alıyordu. Yani bir şekilde gökten ilham alıyorlardı. Atatürk’te konuşmasında Cumhuriyete ve kemalizme dikkat çektikten sonra ikinci kez bu sefer Cumhuriyetin gücünün göğe değil halka dayandığını ifade etmiştir Devamında iseBizim yolumuzu çizen, içinde yaşadığımız yurt; bağrından çıktığımız Türk ulusu ve bir de, uluslar tarihinin bin bir acıklı olay ve sıkıntı ile dolu yapraklarından çıkardığımız sonuçlardır. diyerek her zaman olduğu gibi tarihten ders çıkarmak gerektiğini, ülkenin çok zor şartlardan geçtiğini, Cumhuriyetin kolay kurulmadığını ve değerinin bilinmesi gerektiğini vurgulamıştır.  Peki biz değerini biliyor muyuz? Blmiş olsak bu konuları tartışmaz ben de bu yazıyı yazmak zorunda kalmazdım.
 
 
İyi güzel hoş ama Atatürk gökten indiği sanılan kitaplar diyerek Kuranı reddetmiyor mu? Kuranın ilahi bir kitap olmadığını söylemiyor mu ? diyenlere ilk sorum cümlede nerde kuran kelimesi geçiyor? Evet tekrar soruyorum nerde? Efendim kitaplar demiş kuranı kastediyor diyeceksiniz. Kuranı kastetmiş olsa gökten indiği sanılan kitap derdi. Neden çoğul olarak kitaplar diyor? Cidden hiç düşünmediniz mi?
 
Atatürk özellikle çoğul olarak kitaplar demştir. Bu da sadece kuranı değil tüm kutsal kitapları kastettiğini gösteriyor. Yani sadece kuran değil tevrat ve İncili de kastediyor. Tüm dinleri kastettiğine göre bu cümlede vurgulanan laiklik değil midir? Devletin yönetim şeklinin din kurallarına dayanmadığını ifade etmek değil midir? Bu kadar açık bir cümlenin nesini anlamıyorsunuz? Neymiş gökten indiği sanılan demiş. Ne demesini bekliyordunuz? Mukaddes ilahi kitaplarla bir tutmayın demesini mi? Böyle söylemiş olsa bu kez iki şey söyleyecektiniz.
 
1- Atatürk mukaddes kitaplar diyerek İncile ve tevrata da mı mukaddes diyor? Şimdi aklınıza getirmediğiniz çoğul ifadeyi o zaman düşünecektiniz Bu kez de Atatürk yahudi miydi hristan mıydı müslüman mıydı tartışması olacaktı.
 
2- Atatürk meclis kürsüsünden mukaddes kitaplarla bir tutmayın demiş ne demek hem mukaddes hem br tutma ? Kemalist tipi laiklik budur hem kuranı över hem yok sayar diyecektiniz. Yemişim sizin laikliğinizi diye dalga geçecektiniz.
 
Hadi böyle konuşmazdık desenize bu cesaretiniz var mı? 600 yıllık din devleti egemenliğinden sonra laikliği yerleştirmek istiyorsanız meclis kürsüsünden islamı övemezsiniz. O zaman Erbakan’dan Tayyipten ne farkınız kalır? Böyle konuşursanız sizi kim ciddiye alır? Atatürk laiklik vurgusu yapmak için tüm dinleri eleştiren bir ifade kullanmıştır. Laikliği kastettiğini anlamamız için özellikle kitaplar kelimesini kullanmış ama anlayan nerde….
 
Son olarak şunu belirtmek istiyorum. Atatürk’ün inancı kimseyi ilgilendirmediği gibi onun devlet işlerindeki konuşmalarına bakarak inancı hakkında karar veremezsiniz. Çünkü iki Atatürk vardır. Biri Mustafa Kemal, diğeri Atatürk, Mustafa Kemal rakısını içen leblebisini yiyen şarkılarla hüzünlenen memleket özlemi çeken Selanikli Yörük bir ailenin çocuğudur. Atatürk ise bir komutan, bir Cumhurbaşkanı, siyasi bir deha ve her dönemde siyaset icabı memleketin menfaati için farklı konuşan bir liderdir. Hatta bu DİN DÜŞMANI olarak ilan edilmesine mal olsa bile...  Atatürk’ün Kurtuluş savaşındaki sözleri nasıl ki onun sofu bir müslüman olduğunu göstermiyorsa özellikle laikliği yerleştirmeye çalıştığı 1930 sonrası sözleri de ateist olduğunu göstermez. Neden birincisi siyaset icabı oluyor da kincisi olmuyor? Çünkü görmek istediğimiz gibi görüyorsunuz. Eğer gerçek bir Atatürkçüyseniz Atatürk’e samimi yaklaşın işinize geldiği pencereden onu bir kalıba sokmayın. Atatürk’ü sevecekseniz kendinize benzetmeden sevin ve illa onun kişisel özelliklerini öğrenmek istiyorsanız Mustafa Kemal’i inceleyin Atatürk’ü değil…
 
TIBBIYELİ HİKMET

Neden “Gökten İndiği Sanılan Kitaplar” ?” için 7 yorum

  • Aralık 18, 2014 tarihinde, saat 9:54 pm
    Permalink

    Ataturk bu konusmasinda kurani kast etse “kitap-lar” seklinde cogul kullanmazdi.
    Ataturk, bu konusmasinda;
    1-Buhari`nin Rivayet Hadis kitabini, 2- iman-i rabbani`nin mektubat isimli kitabini ve 3- said-I kurdi`nin risale-i nur isimli kitabini 4- ve diger , O gunun Muslumanlari tarafindan, Kurandan bile daha cok muracaat edilen, “Gokten indiridgi sanilan bu gibi dini basvuru kitaplarini” kast ediyor..

  • Aralık 18, 2014 tarihinde, saat 10:02 pm
    Permalink

    Ataturk Kuran`i kast etse idi, Muslumanlar tarafindan Kuran daha iyi anlasilsin diye, kendi cebinden parasini verip, Kuran mealini Elmalili Hamdi Yazir Hoca`ya yapttirmazdi.. Ataturk `e laf atanlarin onun kadar Muslumanlara ve islam`a yarari olmus mu.?

  • Mart 4, 2015 tarihinde, saat 8:07 am
    Permalink

    Bir de milletin anlamadığı Arapça olan Kur’anı Türkçeye çevirmişler. Müslümanlığını tartıştığınız adam Kur’anı niye Türkçeye çevirsin? Millet ne yazdığını anlasın, ne okuduğunu, nasıl dua ettiğini bilsin diye. Müslümanlığa düşman bir insan olsa neden Kur’anı milletin anlaması için çevirmeyle uğraşsın?

  • Mart 25, 2015 tarihinde, saat 11:34 am
    Permalink

    Öncesinde son meclis konuşmasında orda ve atatürkle biribir konuşmuş gibi yorumlamanı fazlasıyla ilginç…
    Benim derdim zatı muhterem mustafa kemal bey müslüman mı değil mi felan değil.
    1. Neden gökten inme sanılan cümlesi kullanılıyor.
    2. Müslüman ülkesinde neden peygamberin hayatından çok onun hayatı ve yaptıkları anlatıyor. Bu durum onu rahatsız etmezmiydi atatürkcüyüz sıfatını kullanan biri neden bu konuyu hiç günyüzüne çıkartmadı…

  • Mart 26, 2015 tarihinde, saat 12:23 am
    Permalink

    salih abicim zaten atatürk’ü putlaştıran adamlar yüzünden bu hale geldi bu ülke… o yüzden onun gösterdiği yoldan gidiyoruz yaptıgından değil

  • Ocak 7, 2017 tarihinde, saat 9:12 am
    Permalink

    bu tür yorumları yapmadan once kuran ı ıyı bır okuyun.sonra Ataturkun neden gokten ındıgı sanılan dedıgını anlarsınız.

Bir cevap yazın