Joe Biden'in Saraydaki Şaşkınlığı Neyi Anlatıyor?

1
Bu fotoğrafa iyi bakın.. Fotoğrafta çevresine şaşkın şaşkın bakan kişi dünyanın süper gücü ABD nin başkan yardımcısı Joe Biden
Biden’in oturduğu altın işlemeli koltuklara ve odaya da iyi bakın… Burası da milli geliri ABD nin yarısı bile etmeyen, 17 milyon yoksulun yaşadığı, her gün fakir ailelerin evlatlarının şehit olduğu Türkiye’nin Cumhurbaşkanının sarayı..
Sizce Biden’in şaşkın bakışları neyi anlatıyor?
Bize hayran kaldığını mı?
Türkiye’nin ne kadar güçlü bir devlet olduğunu mu?
Türkiye’nin gücü karşısında ezildiğini mi?
Hiçbiri değil…
Gördüğü lüks ve şatafat karşısında şaşırmış. Çünkü kültüründe altın varaklı koltuklarla gösteriş yapmak yok. Lüks harcamalarla yabancı devletlere güç gösterisi yapmak yok. Neden yok biliyor musunuz? Cahil, geri kalmış bir doğulu değil de ondan…
Biden’in kültüründe güç gösterisi altın varaklı koltuklarla değil teknoloji harikası uçaklarla, arabalarla, silahlarla yapılır.
Biden’in kültüründe devletler gücünü altın işlemeli duvarlardan değil bilim ve teknikten alır.
Biden’in kültüründe bir ülkeyi dünyada güçlü yapan sarayı değil ekonomisidir.
Biden’in kültüründe bir devlet, sarayının büyüklüğüyle değil bilimsel buluşlarıyla övünür.
Bu yüzden hiçbir batı ülkesinde bizimki gibi altın varaklı koltuklara oturan bir Cumhurbaşkanı göremezsiniz. İngiltere kraliyet sarayı bile bizim sarayın yanında çok sade kalır. Peki bu övünülecek bir şey mi?
Bilimde, teknikte, çağdaşlaşmada geri kalmış toplumlar için evet
Bilimde, teknikte, çağdaşlaşmada ileri düzeyde, aydınlanma çağını yaşamış toplumlar için hayır.
Çünkü her toplum sahip olduğu en değerli şeyle övünür. Eğer refah düzeyi yüksek, bilimde, teknolojide ileri bir toplumsanız biliminizle teknolojinizle övünürsünüz. Mesela Japonlar… Bir Japon’un en çok övündüğü şey teknolojisidir. Depreme dayanıklı binalarıyla, teknolojik aletleriyle övünürler. En büyük değerleri teknolojileridir.
Eğer ekonominiz dibe batmış, aydınlanma çağını yaşamamış, geri kalmış bir toplumsanız altın varaklı koltuklarınızın olduğu lüks saraylarınızla övünürsünüz. Ülkenize gelen yabancı misafirlere gösterebileceğiniz teknoloji harikası tesisleriniz, fabrikalarınız olmadığı için sarayınızı gösterirsiniz. İşte bizim de böyle sarayımız var dersiniz. Mesela Türkiye, Suudi Arabistan, Kuveyt, Brunei
Saydığım ülkelere dikkatle bakın… İçlerinde bir tane gelişmiş ülke var mı? Yok. Kadına değer veren bir ülke var mı? Yok. İnsanlığa bilimiyle katkıda bulunan bir ülke var mı ? Yok. Hepsinin ortası geri kalmışlık, cahillik, yobazlık, fakirlik. Hepsi İslam ülkeleri… İlk ayeti ”oku” olan bir dine inanan ülkeler ama okuyan yok. İşte bu yüzden övünecekleri tek şey lüks sarayları.
Son olarak tarihten örnek vermek istiyorum. Hem de bizim İslamcı, neo Osmanlıcı tayfanın gece gündüz dilinden düşürmediği ama zerre kadar bilgi sahibi olmadığı Osmanlı tarihinden…
Osmanlı’da ilk saray ne zaman yapılmıştır biliyor musunuz? Fatih döneminde yapılan Topkapı sarayı. O da İstanbul’un fethinden 20 yıl sonra. Yani Fatih İstanbul’u fethettikten sonra artık ben fatihim bana şöyle devasa lüks bir saray yakışır dememiş. 20 yıl boyunca Beyazıt’ta mütevazi bir sarayda oturmuş.
Topkapı sarayını gezmişseniz bir şey dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Topkapı, Avrupa sarayları ya da Dolmabahçe gibi tek parçalı büyük bir yapı değildir. Çok geniş bir arazi üzerinde tek katlı evlerden meydana gelen bir komplekstir. Adalet kulesi dışında yüksek bir yapı göremezsiniz. Çok büyük bahçeler, çiçekler vardır. Tek katlı evler vardır. Sarayda gezerken bir bina içinde değil bahçe içinde gezersiniz.
Osmanlı bu sarayda 400 yıl boyunca devleti yönetti. Çağ açıp kapatan Fatih bu sarayda yaşadı. Avrupa’nın ismini duyunca tir tir titrediği Yavuz bu sarayda yaşadı. Batının ”muhteşem” dediği Kanuni sultan Süleyman 46 yıl devleti bu saraydan yönetti. Hem de bir oturma odası büyüklüğünde bir odadan…
Oda küçüktü ama o odada oturan kişi Fatihti,Yavuzdu, Kanuniydi. Yabancı elçiler o küçücük odaya girerken bir cihan imparatorluğunun sarayında olduğunu, karşısında bir cihan imparatorunun oturduğunu bilerek başı eğik giriyordu. O küçücük oda, yabancı devletler için kendi saraylarından 10 kat büyüktü.
Peki ya ak sarayı gören Joe Biden ?
Yüzündeki ifadeye dikkatli bakın. Hiç eziklik, ezilmişlik duygusu görebiliyor musunuz? Bakışlarında bir tebessüm var, alay var. Çünkü ne geldiği saray bir cihan imparatorluğunun sarayı ne de yanındaki Kanuni gibi bir cihan imparatoru
TIBBIYELİ HİKMET

Bir cevap yazın