Barış Pınarı Hüsranla Bitti…

10 gün süren Barış pınarı harekâtımız dün ABD ile anlaşılarak yine siyasi bir hüsranla bitti.

Yine diyorum çünkü önceki sınır ötesi operasyonlarımız gibi yarıda kesilip sonuçsuz kaldı

Siyasi hüsran diyorum Çünkü gerçekten siyasi bir hüsran. Kimse bu anlaşmayı zafermiş gibi kabul ettirmeye çalışmasın.

Hiçbir şey bilmiyorsanız sadece kendinize şu soruyu sorun.

ABD ye karşı zafer kazandıysak şu an Trump neden bizimle dalga geçiyor?

ABD ye karşı zafer kazandıysak ABD neden yaptırımlardan vazgeçti?

ABD gibi emperyalist devletler, istediğini almadığı sürece silahını indirmez. Eğer ABD ekonomik yaptırımdan vazgeçtiyse anlayın ki istediğini almıştır. Cezaya gerek kalmamıştır.

Mantık olarak baktığımızda varılan sonucu, gerçeğe baktığınızda da görebilirsiniz.

Gerçeği görmek için basit bir soru soralım. Biz bu harekâttan ne kazandık?

10 günün sonucu 702 terörist öldürüldü ve YPG sınırımızdan 32 km uzağa çekildi.

10 günde kazandığımız sonuç bu.Bu sonucun başarı olup olmadığını anlamak için iki şeye bakmamız gerekiyor.

1-YPG nin toplam terörist sayısı

2-YPG nin güçlü olduğu bölgelerin sınırımıza uzaklığı

YPG nin toplam terörist sayısı 50-60 bin civarında. Yani örgütün silahlı gücünün sadece %1 ini imha ettik.

YPG nin Suriye’de en güçlü olduğu ve kontrol ettiği bölgeler bizim sınırımıza 32 km den uzakta zaten

Mesela örgütün en güçlü olduğu şehirlerden Rakka’nın sınır ilçemiz Kilis’e olan uzaklığı 189 km

El Bab’ın Türkiye sınırına uzaklığı 76 km

Deyr ez Zor ile Hatay arasındaki mesafe ise 389 km

Yani dünden beri YPG geri çekildi diye anlatılan olay YPG nin kendi bölgesine dönmesinden başka bir şey değildir.

Özetlemek gerekirse 10 günde örgütün %1 ini imha ettik. Sonra ABD araya girdi ve yıllarca besleyip büyüttüğü örgütünü zaten var olan bölgesine çekerek kurtardı.

Şimdi bunun neresi zafer? YPG sınırımıza 32 km den az yakın olunca terörist oluyor da 30 km den uzak olursa terörist olmuyor mu?

Günümüzdeki silahların menziline bakıldığında30 km lik bir mesafe hiçbir şey değildir. O halde sınırımızdan 30 km uzakta bir terör örgütü varken nasıl güvende olabiliriz?

Biz bu harekâta YPG sınırımızdan 32 km uzaklıkta konuşlanıp silahlarını bize doğrultsun diye destek vermedik.

Bizim için YPG ve Kürdistan, sınırımızdan 32 km uzaklıkta kabul edilebilecek şeyler değildir.

Bizim meselemiz 30 km değil YPG nin tamamen imha edilmesidir.

Bunu hayal ettik ve bunun için destek verdik ama düne kadar kimseye boyun eğmeyiz, harekâtımız devam edecek diyenler 30 km uzakta bir terör örgütünün varlığını kabul ettiler.

Biz bu kararla aslında meselenin YPG değil mesafe olduğunu kabul ettik ve Dünyaya şu mesajı verdik:

” YPG sınırımdan 32 km uzaklıkta olduğu sürece benim açımdan problem yoktur”

Dünyaya bu mesajı bir kez verdikten sonra artık sınırımızdan 32 km uzaklıkta kurulacak bir Kürdistan devletine karşı çıkma hakkımız kaldı mı? Hayır

Biz 32 km den uzakta her şey olabilir dedik ve YPG nin varlığını resmen kabul ettik

Bu kabulün nesi zafer? Eğer mesele mesafe meselesiyse operasyon yapmadan da çözülebilirdi. Bu kadar şehit vermeye ne gerek vardı?

Askeri harekâtlar çocuk oyuncağı değildir. Bu milletin evlatlarının canı değersiz değildir

Eğer bir sınır ötesi operasyon yapılacaksa 702 terörist öldürülüp geri dönülmez. Bir kez girersin kesin zafer kazanıp dönersin

Kıbrıs Barış harekâtı böyle bir harekâttı. Girdik, kesin zafer kazandık ve döndük

Kıbrıs zaferinin mimarı olan Ecevit’in hastalığı nedeniyle duruşuyla dalga geçenler, dün ABD nin istediğini kabul ettiler.

Türkiye, Ecevit döneminde ambargo yediği halde yolundan dönmedi. Bugün ise ambargonun kelimesi bile durdurmaya yetti.

Biz bu harekâta gerçekten gönülden destek verdik. Tüm siyasi kavgaları bir süreliğine köşeye atıp ”Dik dur” dedik ama olmadı.

Neyse tasımızı tarağımızı toplayıp bol ”eyyy… ” diyerek kaldığımız yerden siyasi nutuklara devam…

TIBBIYELİ HİKMET

Bir cevap yazın