Kudüs’ü Tanıyalım: Kudüs Etimolojisi ve Kudüs’ün Tarihi

BU YAZIYA PUAN VER

Bugüne kadar Avrupa ve Asya’da birçok ülke gezip, gördüm, notlar aldım. Pompeii antik kentinden Auschwitz Nazi kampına, Görkemli yapılarıyla ”gerçek Game of Thrones” olarak adlandırılan Toledo’dan Timur’un başkenti Semerkand’a dünyada tarihi açıdan önemi olan birçok yeri gezdim.

Yurt dışı gezilerimin son durağı Kudüs’tü. Bugün Dünyada var olan 3 semavi dinin de çıkış noktası olan, yüzlerce peygamberin sokaklarında yürüdüğü, tarih boyunca tüm medeniyetlerin sahip olmak istediği kutsal şehir Kudüs…

Kudüs tek bir makaleyle anlatılacak bir şehir değildir. Bu yüzden Kudüs’ü her yönüyle anlamanız ve hissetmeniz için yazı serisi olarak yazacağım.Umarım okurken keyif alacağınız bir yazı serisi olur.

KUDÜS’ÜN ANLAMI VE KISACA TARİHÇESİ

Kudüs…

İnsanlık tarihinin en eski şehirlerinden olan Kudüs’ün geçmişi M.Ö. 3000 yıllara kadar uzanır. Bölgeye ilk yerleşen kavim Kenanlılardır. Bu yüzden Kudüs,Tanah’ta (eski ahit) ”Ken’an ülkesi” olarak geçmektedir. Yevusiler olarak da bilinen Kenanlılar, Kudüs surlarını ilk kez inşa eden kavimdir. M.Ö. 1800 lü yıllarda inşa edilen Kudüs surları, birçok medeniyet tarafından yeniden inşa edilerek günümüze kadar gelmiştir.

Kudüs şehrinin adının geçtiği ilk yazılı metinler ise milâttan önce XIX ve XVIII. yüzyıllara ait Mısır metinleridir. Milâttan önce XIV. yüzyıla ait Tell Amarna mektuplarında şehrin adı Urusalim, Geç Asur metinlerinde Urusilimmu veya Ursalimmu, İbrânîce Masoretik metinde Yruşlm, bazan da Yruşlym biçiminde yazılmakta ve Yerûşâlayim, Eski Ahid’in Ârâmîce metinlerinde Yerûşâlêm şeklinde telaffuz edilmektedir.

Kudüs şehrinin tarih boyunca 70 ten fazla ismi olmuştur ve bugün 3 büyük semavi dinde de Kudüs’ün anlamı ”Barış şehridir”

İbranice ismi olan ”Yeruşalem” iki kelimenin birleşiminden meydana gelmektedir: Yarah (kurmak) , şalayim (Barış, huzur) kelimelerinden oluşan Yeruşalem ”Barış şehri” demektir.

Başka bir görüşe göre ise ”Yeruşalem” kelimesinin orjinali ”Iruşalem”dir. Iruşalem ise İbranice ”İr (şehir)” ve Kenanlıların Tanrısı Şalem’in birleşiminden meydana gelmiş olup ”Şalem’in şehri” demektir.

Bugün Müslümanların kullandığı Kudüs kelimesi ise Arapçada ”bereketli, mübarek olan” anlamına gelen ”kds” kelimesinden gelmektedir.

Kudüs’ün bir şehir olarak tarih sahnesine çıkışı ise Hz. Davud döneminde olmuştur. M.Ö. 1010 yılında 12 İsrailoğlu kabilesini birleştirip ilk Yahudi krallığını kuran Hz. Davud, kutsal ahit sandığını Kudüs’e getirerek M.Ö. 993 yılında Kudüs’ü başkent ilan etmiştir.

40 yıl boyunca Yahudi krallığına hükmeden Hz. Davud M.Ö. 970 yılında ölünce yerine oğlu Süleyman geçmiştir. Süleyman, babasının Kudüs’e getirdiği ahit sandığını merkeze alan büyük bir mabed inşa etmiştir. M.Ö. 964 yılında inşa edilen ve tarihe ”Süleyman mabedi” olarak geçen mabed, Yahudilerin ilk tapınağıdır ve içinde kutsal ahit sandığı yer aldığı için İbranice Bet Ha-mikdaş yani ”kutsal ev” olarak adlandırılmıştır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Bektaşi Tekkelerinin Kapatılması ve Osmanlı'nın Bektaşi Düşmanlığı

Süleyman mabedi yaklaşık 400 yıl ayakta kalmıştır. M.Ö. 586 yılında Kudüs’ü ele geçiren Babil kralı Nabukadnezar, Süleyman mabedini yıkarak İsrailoğullarını Kudüs’ten çıkarıp Babil topraklarına sürgün etmiştir. İsrailoğullarının Kudüs’e tekrar dönüşü ise yaklaşık 40 yıl sonra M.Ö. 537 yılında Pers kralı Kiros döneminde olmuştur.

Kudüs’te Babil egemenliğine son veren Pers kralı Kiros, İsrailoğullarının Kudüs’e tekrar dönmesine izin vermiştir. İkinci Yahudi tapınağının inşa edilmesi ise Pers kralı 1. Darius döneminde gerçekleşmiştir. Ancak ikinci tapınak, büyüklük ve görkem açısından Süleyman mabedinden çok uzaktır.

Perslerin yaklaşık 200 yıllık hakimiyetinden sonra Kudüs, M.Ö. 332 yılında Makedonyalı Büyük İskender tarafından fethedilmiştir ve İskender ile beraber Kudüs’te Helenistik dönem başlamıştır.

İskender’den sonra Kudüs, M.Ö. 313 yılında 1. Ptolemaios döneminde Mısır hakimiyetine geçmiştir. Mısır hakmiyetinin ardından M.Ö. 198 yılında Selevkosların hakimiyeti altına giren Kudüs’te ilk büyük ayaklanma Selevkoslar döneminde gerçekleşmiştir.

Selevkos kralı Antiochus Epiphanes, İsrailoğullarının kutsal tapınağına Yunan tanrılarının heykellerini yerleştirip Yahudi tapınağını kirletince büyük Makkabi ayaklanması başladı ve kutsal tapınak, Yunan tanrılarının heykellerinden temizlendi.

Kısa bir dönem Makkabi hanedanı tarafından yönetilen Kudüs, M.Ö. 65 yılında büyük Roma generali Gnaeus Pompeius Magnus önderliğinde Roma hakimiyetine geçti.

Kudüs’te 2. Büyük Yahudi tapınağı ise Roma tarafından Kudüs valisi olarak atanan 1. Hirodes ya da diğer adıyla Büyük Herod döneminde gerçekleşmiştir. Büyük Herod, Pers kralı 1. Darius döneminde inşa edilen 2. Yahudi tapınağını genişleterek tarihe kendi ismiyle geçecek olan Herod tapınağını inşa etmiştir.

Ancak Herod tapınağının ömrü sadece 90 yıl sürmüştür. M.S. 70 yılında Yahudi isyanını bastırmak için Kudüs’e giren Roma generali Titus, Herod tapınağını temelden yıkarak 2. Yahudi tapınağını yıkan general olarak tarihe geçmiştir. Titus, Kudüs’te kazandığı büyük zaferden sonra meşhur ” judea capta” sikkesini bastırmıştır.Sikkede ”yahudi bir kadının bir palmiye ağacı altında ağlaması” resmedilmiştir. Capta Latincede ”ele geçirmek” demektir.

Roma kralı Hadrianus döneminde Kudüs’te Pagan dönemi başlamıştır. Yıkılan Yahudi tapınağının üzerine Roma Tanrısı Jüpiter adına mabed inşa etmek isteyince ”Bar-Kohba” isyanı başlamış fakat isyan başarılı olamamıştır. Jüpiter tapınağının inşa edilmesinden sonra şehrin adı ” Colonia Aelia Capitolina” olarak değiştirilmiştir. Aelia, Hadrianus’un soyadı Aelius’tan gelirken, Capitolina ise şehrin Tanrı ”Jüpiter Capitolinus”a adandığını ifade etmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Cumhuriyet Devrimlerinin Işığı : Mustafa Fehmi Kubilay

Kudüs’te Hristiyan döneminin başlangıcı ise büyük Roma kralı Konstantin döneminde gerçekleşmiştir. 326 yılında Kudüs seyahatine çıkan Konstantin’in annesi Aziz Helena, Kudüsta Hristiyanlık adına kiliseler inşa ederek Kudüsteki Hristiyan kültürünün temellerini atmıştır. Aziz Helena’nın yaptırdığı en önemli kilise ise Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği yer kabul edilen ”Kutsal Kabir kilisesi”dir.

614 yılında Sasani kralı 2. Hüsrev döneminde Kudüs, kısa bir dönem Sasanilerin egemenliğine geçti.629 yılında Heraklios döneminde Bizans egemenliği altına giren Kudüs, 638 yılında Halife Ömer döneminde Müslümanların yönetimine geçti. Böylece Kudüs’te İslam tarihi başladı.

Halife Ömer döneminden sonra Kudüs, yaklaşık 500 yıl Müslümanlar tarafından yönetildi. Emeviler ile başlayan hanedanlık döneminden sonra Abbasiler, Tolunoğulları,Akşidler, Fatımiler, Selçuklular, Kudüs’ü yönettiler.

Bugün Müslümanlar için kutsal olan ”Kubbetu’s Sahra” ise 691 yılında Emevi halifesi Abdülmelik bin Mervan döneminde inşa edilmiştir.

Kudüs’te İslam hakimiyeti 1099 yılında 1. Haçlı seferiyle sona erdi. Kudüs’ü ele geçiren Haçlılar, şehirdeki camileri, kilise, ahır, depo gibi farklı amaçlarla kullandılar. Örneğin Müslümanlar için kutsal olan Kubbetu’s Sahra’yı kiliseye çevirirlerken Mervan mescidini ahır olarak kullandılar.

Kudüs’te Haçlı yönetimi ise sadece 88 yıl sürdü. 1187 yılında Kudüs’ü fethederek tarihe ”Kudüs fatihi” olarak geçen Selahaddin Eyyubi döneminde haçlıların kilise, ahır olarak kullandıkları camileri tekrar camiye çevirerek Kudüs’e eski itibarını kazandırdı.

1260 yılında Sultan Baybars döneminde Kudüs, Memlük yönetimine geçti ve 257 yıl boyunca Memlükler tarafından yönetildi.

1517 yılında Yavuz Sultan Selim’in Memlükler devletine son vermesinden sonra Kudüs, 400 yıl boyunca Osmanlı yönetiminde kaldı.

1538-1541 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman döneminde bugünkü Kudüs surları inşa edildi. Ayrıca Kubbetu’s Sahra’nın dışı çinilerle kaplanarak bugünkü mavi görünümünü kazandı.

1.Dünya Savaşında Kudüs, Edmund Allenby generalliğindeki İngiliz ordusu tarafından ele geçirilerek İngiltere hakimiyetine geçti.

1948 yılında İsrail devletinin kuruluşundan sonra 1967 yılındaki Yahudi- Arap savaşı olan 6 gün savaşından sonra günümüze kadar İsrail’in yönetimi altındadır.

TIBBIYELİ HİKMET

Pin It on Pinterest