İskilipli Atıf Hoca Gerçeği – 5

1655732_609039162508609_21789652_o
 
Önceki yazılarımda İskilipli Atıf hakkındaki tarihi gerçekleri, kurtuluş savaşındakini ihanetini, neden asıldığını ve yobaz kesimin hakkında uydurduğu  komik ötesi hikayeleri ayrıntılarıyla anlattım. Bu yazımda İskilipli’nin ”alimliğini” anlatmaya çalışacağım. ”Şapka mağduru” olarak gösterilen ”büyük alim” İskilipli Atıf gerçekten  büyük bir alim miydi? Yoksa hain olduğu kadar islamdan da bihaber cahil bir yobaz mıydı? İhaneti herkesin malumu olan İskilipli’nin alimliği ne kadar biliniyor? İskilipli’ye alim diyenler bile alimliğini zerre kadar bilmiyor. Onlar için Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı olması alim olması için yeterli. Bugüne kadar bir Atatürk düşmanının Elmalılı Hamdiyi ya da Rıfat Börekçi’yi övdüğünü duydunuz mu? Duyamazsınız çünkü bu hocalar Atatürk karşıtı değildi. Elmalılı Hamdi’nin İstiklal mahkemesinde yargılanan bir hoca olduğunu bile bilmezler. Demek ki yobazın dediği gibi İstiklal mahkemesinde her hoca asılmamış. Bu gerçekler yobazın ezberini bozan görmezden geldiği gerçeklerdir. Onlar bir insanın hem hoca hem Atatürkçü olabileceğini anlayamazlar.
İskilipli Atıf köy hocasından başladığı tahsiline 1891′den itibaren iki sene İskilip’te devam etti. 1893′ün Nisan ayında gelerek medrese eğitimine burada devam etti. 1902′de medresedeki öğrenimini tamamladı.1905 yılında Fatih camiinde ders vermeye başladı.Bu tarihten sonra da Fatihin ünlü hocalarından biri olmuştur. Sebilürreşad, Beyan-ül hak gibi gazetelerde yazılar yazmıştır. Eserleri şunlardır:
Mir’at-ül-lslâm (İslâmın Aynası)
İslâm Yolu
İslâm Çığın
Din-i Islâmda Müskirat
Nazar-ı Şeriatte Kuvay-ı Berrüye ve Bahriye              ;
Tesettür-ü Şer’î (Şer’î Örtünme)
Muayyene-tüt-Talebe  (Öğrenci Ölçüleri)
Medeniyet-i Şer’iye (Şeriat Terakkileri)
Frenk mukallitliği ve Şapka
Yobazın göklere çıkardığı, kelebek yaparak sonsuza uçurduğu İskilipli Atıf’ın ilmi hayatı ve yazdığı eserler kısaca böyledir. Şimdi İskilipli’nin yazdığı eserlerdeki alimliğine geçelim. Görelim bakalım büyük alim neler yazmış
”Beyan olunan nususi kuranniye zahiren ezvaci muharrati nebevviyeye (Peygamber hanımlarına) tahsis olunmakta ise de ya onlara tebean ve ya özel hükmü zikredip geneli kastetmek türünden mecaz olarak hükmü sair müslüman kadınlarına da şamildir genellenir. Binaenaleyh diyaneti islamiyeyi kabul eden her kadın anılan nasların hükmü altına girmektedir.(Yaşar Nuri Öztürk – Kuran penceresinden Kurtuluş Savaşına bir bakış. s.232-233)”
Büyük alim diye gösterilen İskilipli Atıf açıkça Ahzab suresinin 33. ve 35. ayetlerinde geçen peygamber hanımlarının özel durumunu evirip çevirip tüm müslüman kadınlara genelleyerek tüm kadınları ilgilendirdiğini söylüyor ve zaruret olmadıkça evden çıkmamalarını ifade ediyor. Oysa kuran bunun tam tersini söylüyor. Ahzab 33 ve 35 sadece peygamber hanımlarına özel hükümlerdir.
Ey Peygamber Hanımları! Siz (diğer) kadınlardan biri gibi değilsiniz. Eğer takva sahibi iseniz artık sözü yumuşak söylemeyin (erkeklerle çekici bir şekilde konuşmayın). O taktirde kalbinde maraz (nifak, fitne, şehvet) bulunan kimse tamah eder (arzu duyar). Ve maruf (ciddî) söz söyleyin. (Ahzab-32)
Evlerinizde de vakarlı oturun. İlk cahiliye teşhirciliği gibi kendinizi teşhir etmeyin. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve resulüne itaat edin. Allah sizden kiri/lekeyi gidermek istiyor ey Ehlibeyt, sizi tam bir biçimde temizlemek istiyor. (Ahzab-33)
Büyük alim diye yıllardır yutturulmaya çalışılan İskilipli Atıf en bilinen kuran ayetlerini bile doğru yorumlamaktan aciz bir cahildir. Kadınların zaruret olmadıkça dışarı çıkmamalarını savunan bir KADIN DÜŞMANIDIR.  Yaşar Nuri Öztürk bu konuda şu yorumu yapmıştır:
”Bu adam insanlık düşmanı, özellikle kadınların amansız düşmanı. Bu adamı bu dinin başına kim musallat etti ? Bu dine on, on beş tane İskilipli Atıf’ı sözcü yapın başka düşmana gerek yok en kısa zamanda bu dini insanlığın gözünde bir nefret kurumuna dönüştürüp yerle bir ederler”
Bu yoruma katılmamak mümkün mü? Bugün dünyadaki islam düşmanlığının birinci nedeni ”dünyanın yuvarlak olduğunu bile inkar eden ve bunu kabul etmeyenin öldürülmesi gerektiğini” savunan İskilipli gibi hocalar değil midir? Devam edelim İskilipli daha neler döktürüyor:
”Şu kadar ki şehvete vesile olacağı muhakkak veya muhtemel bulunursa mahremlere dokunmak , onlara bakmak şer’an haramdır. Zira şehvet kaynaklı dokunuş ve bakış zinadır. Bunun mahremler arasında vukuu ise daha kötüdür. (Yaşar Nuri Öztürk – Kuran penceresinden Kurtuluş Savaşına bir bakış. s.234)”
İskilipli Atıf’a göre mahremlere dokunmak bile haramdır. Örneğin bir erkek evladın annesine sarılması şeriata aykırıdır ya da bir erkeğin kız kardeşine dokunması haramdır. Bu hangi kitapta yazıyor? Bu nasıl bir sapık zihniyet? 
Hangi din bir evladın annesine dokunmasını haram kılmıştır?
Yaşar Nuri Öztürk bu konuda da şu çarpıcı yorumu yapmıştır:
”Anılan yazısında birbirine ebediyen mahrum olanların bile vücutlarının kol, bacak, diz, yüz gibi kısımlarına bakmalarını şehvet yoksa kaydına bakmak gibi insanlık ve ruh sağlığı açısından facia sayılabilecek bir saplantıyı öne çıkarıyor.Bu sapık mantığa göre , siz mesela annenizin veya kızınızın bacağına,yüzüne saçına bakabilmek için bunun ”şehvet dışında” olduğunu tespit etmeniz, sağlamanız gerekir. Şehvetin karışması muhtemel bile olsa onların vücudunun her hangi bir yerine, yüzlerine bile  bakamazsınız.
Bu ”şehvetdışılık” nasıl sağlanacak ve nasıl ispatlanacaktır? Böyle bir şeyin telaffuzu bile bir insanlık suçudur. Müslümanları böyle bir şartın zebunu yapmak onları dünyanın önünde ”mahremlerine bile kötü niyetle bakan sapıklar durumuna düşürmez mi? (Yaşar Nuri Öztürk – Kuran penceresinden Kurtuluş Savaşına bir bakış. s.233)”
İskilipli Atıf’ın alimliği bu kadarla da bitmiyor. Alimimizi dinlemeye devam edelim. Böyle bir alim az bulunur. Nasıl asmışlar çok yazık
”Binaenaleyh dini celili islam, kadınların on üç sınıf erkekle (evlenmenin ebediyen haram olduğu erkekler) ihtilatlarına (aynı mekanda bulunmalarına) ruhsat vermiştir. Gerek tenha gerekse insanların toplu bulunduğu mahallerde bu on üç sınıftan başka erkeklerle kadınların ihtilatları şer’an yasak ve haramdır. Şu kadar ki tanıklık yapmak vs. gibi zaruri hallerde zaruretin eylediği miktarca ihtilatlarına şer’an ruhsat verilip anılan miktardan fazlası haram kılınmıştır.
Şu halde dini celili islamı kabul ve ona iman etmiş olan genç kadınların yabancı yani aralarında nikah caiz olan erkekler ile han, otel apartman, mektep dershane,hükümet daireleri,bağ,bahçe,mesire,çarşı ve pazar gibi mahallerde  zorunluluk olmadıkça birlikte olmaları şer’an haram ve yasaktır (Yaşar Nuri Öztürk – Kuran penceresinden Kurtuluş Savaşına bir bakış. s.234)”
İskilipli Atıf’a göre erkeklerle kadınların çarşı pazar, apartman, mesire gibi hayatın her alanında yan yana olması haramdır. Ne kadar güzel değil mi? Okumaya devam  edelim
”Şunu da arz edeyim ki mahrem olmayanlarla aynı mekanda bulunmamak şartıyla genç kadınların kendilerine mahsus olan mahallerde kendileri gibi kadınlardan ve ya mahremleri bulunan erkeklerden veya şehvetten kesilmiş ihtiyar ve hadım kimselerden, ilim sanat öğrenmelerinde kendilerine mahsus imalathanelerinde sanat icap etmelerinde dini yasak yoktur (Yaşar Nuri Öztürk – Kuran penceresinden Kurtuluş Savaşına bir bakış. s.235)”
İskilipli’ye göre kadınlar sadece kadınların olduğu yerlerde sanat öğrenebilirler. Bunun dışında erkeklerle bir arada bulunamazlar. Peki kuran bu konuda ne diyor? Gerçekten kadınlar ve erkeklerin yan yana bulunması haram mıdır? Nur suresi 61. ayet bu durumu şöyle açıklıyor:
”…Hep birlikte yahut ayrı ayrı yemenizde sizin için hiçbir sakınca yoktur. Evlere girdiğinizde, Allah katından bir esenlik, bir bereketlilik, bir temizlik dileği olarak kendinize de selam verin. Allah size ayetleri işte böyle ayan beyan bildiriyor ki, aklınızı çalıştırabilesiniz. (Nur-61)”
Kuran ”hep birlikte yemek yemenizde sakınca yoktur” diyor. İskilipli Atıf,  kadın ve erkeğin yan yana gelmesi bile haramdır diyor. Kuran, kadınlar için ”sokağa çıkmanız haram değildir” diyor. İskilipli Atıf, kadın sokağa çıkamaz diyor. Aslına bakarsanız İskilipli hocanın bugünkü sapık tarikat şeyhlerinden farkı yok. Bugün de aynı şeyleri söylemiyorlar mı? Kadın sokağa çıkamaz demiyorlar mı? Cemaatlerde haremlik – selamlık oturmuyorlar mı? ”Kızımı kucağıma alamıyorum tahrik oluyorum” diye sapıklığın zirvesine çıkmıyorlar mı? İskilipli de şimdiki hocalardan farklı değil. Kadın düşmanı, cinsel sapık bir cahil, bir sapkın… Eğer bugün yaşasaydı ”muhterem hoca efendi” diye elini eteğini öpecekleri muhakkak. İşte İskilipli’nin alimliği… Cumhuriyet düşmanı zihniyetin kadına bakış açısıyla İskilipli’nin bakış açısını kıyaslayınca yobazların neden bu cahile ”alim”  dedikleri belli değil mi?
TIBBIYELİ HİKMET

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Hitler'in Rüyası: Germania

Pin It on Pinterest