Emeğin Kapitalizme Karşı Direniş Günü : 1 Mayıs

19. yüzyılın başında gerçekleşen  sanayi devrimi, bir çok yönden dünyanın kaderini değiştirmiştir. Kol gücünün yerini makinaların gücüne bırakması, işçinin emeğinin gelişen burjuvazi karşısında ezilmesine, yok sayılmasına neden olmuştur. Gelişen makina teknolojisi bir yandan ülkelerin ekonomilerini büyütürken, diğer yandan ekonomik gelişmenin yarattığı kapitalizm işçinin emeğine ipotek koyarak modern sömürgecilik sistemini yaratmıştır. İşçilerin çok kötü şartlar altında sırf daha fazla kazanmak için günde 15-16 saat çalıştırılması zaman içinde işçilerin hak mücadelesini başlatmıştır. Bugün dünyada ve ülkemizde kutlanan 1 Mayıs işçi bayramı işte bu mücadelenin bir sembolüdür. 1 Mayıs işçi bayramının nasıl ortaya çıktığına geçmeden önce 19. yüzyılda dünyanın dev sanayi ülkelerinde durum nasıldı göz atalım.
Sanayi devriminin babası sayılan İngiltere’de 19. yüzyılın başında işçilerin hiç bir sosyal hakkı yoktu. Varoşlarda , açlık sınırında yaşayan işçiler vahşi kapitalizmin pençesinde inliyordu. Çok uzun çalışma saatleri, düşük maaşlar, kadın ve çocukların ayırt etmeksizin çalıştırılması halkın üstüne büyük bir yük bindirmişti. Ünlü Gallli sosyalist yazar Robert Owen 1818 yılında yazdığı“Britanya’nın İşveren Fabrikatörlerine Mektup”ta çocukların nasıl çalıştırıldığını şöyle anlatmaktadır :
“Çocukların, neredeyse bebekliklerinden itibaren, hepsi de az veya çok sağlıksız olan fabrikalarımızda çalıştırılmalarına izin veriliyor. Bütün zamanlarını açık havada yapacakları sağlıklı egzersizlerle okul arasında paylaştırılması gereken bir yaşta, dört duvar arasında uzun, tekdüze ve yorucu bir çalışmaya mahkûm ediliyorlar” (Robert Owen, Yeni Toplum Görüşü, Çeviren: Doğan Şahiner, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 1995, s. 96)
250px-Robertowen
Robert Owen
1802 yılında kabul edilen fabrika yasasıyla çocuk işçilerin çalışmalarının 12 saatle sınırlandırılmasına  ve 1833 yılında kabulen edilen yasa ile 9 yaşından küçük çocukların çalıştırılmasını yasaklanmasına rağmen pratikte her iki kanun denetim yetersizliğinden  uygulanamamıştır. Ayrıca bu iki kanun sadece çocuklar içindi. Yetişkin işçilere herhangi bir sosyal hak tanımıyordu. Günde 14-16 saat çalıştırılan işçiler çok kötü şartlar altında ve hiç bir yasal hakkı olmadan yaşıyorlardı.
1
Fabrikalarda çalıştırılan çocuk işçiler
Devletin piyasaya yönelik bu girişimleri başarılı olmamasına rağmen, sermaye çevreleri tarafından hoş karşılanmamıştır. Ünlü İngiliz yazar Charles Dickens, iş verenlerin hoşnutsuzluğunu alaycı bir üslupla şöyle eleştirmiştir :
“Emin olun, Coketown’lu fabrikatörler kadar narin bir porselen bulamazsınız. Onlardan çocuk işçileri okula yollamaları istenince hemen iflasın eşiğine gelirler. Fabrikalarını denetlemek için müfettişler atanınca iflas ederler. Müfettişler, makineleri ile insanları doğramaya pek hakları olmadığını söylediklerinde mahvolurlar. Bu kadar çok duman çıkarmak zorunda olmadıkları ihsas edildiğinde tümüyle yıkıma uğrarlar” (Ahmet İnsel, Neo-Liberalizm, Hegemonyanın Yeni Dili,İstanbul: Birikim Yayınları, 2004, s.52)
1
Charles Dickens
1830 lu yılların ortasında başlayıp 1848 e kadar İngiltere siyasetine damga vuran  sosyal bir akım olan  Chartism hareketiyle Chartistler günde 8 saatlik iş günü, çocukların çalıştırılmasının yasaklanması ve işçilerin maddi durumlarının düzeltilmesi gibi taleplerde bulunmuş olsalarda bir başarı elde edemememişlerdir.
Uluslaşma devriminin beşiği olan Fransa’da ise işçilerin durumu İngiltere’ye nazaran daha iyi durumdaydı. 1848 anayasasıyla ilk kez modern sosyal devletin temelleri atılmıştır. 1848 devriminin gerçekleşmesinde büyük rolü olan işçiler ”Sosyal Cumhuriyetin” ilanını ve işçilerin çalışma sürelerinin azaltılmasını talep etmişlerdir. 1848 yılında kurulan geçici hükümet işçilerin bu talebini tanıyarak çalışma sürelerini Paris’te 10 saat, Paris dışında ise 11 saate indirmiştir fakat devrimin yıkılması nedeniyle uygulamada başarılı olunamamıştır.
1
19 Eylül 1891 tarihinde yayınlanan bir karikatür.. Karikatürde iş veren, işçilere 8 saat iş günü taleplerinin imkansız olduğunu ” Procrustes yatağı’ ile alaycı bir şekilde gösteriyor ( Procrustes : Yunan mitolojisinde misafirlerinin kolunu bacağını kırarak yatağına sığdıran dev)
1 Mayıs işçi bayramının başladığı ülke olan ABD de 1850 li yıllarda işçilerin çalışma saatlerinin 10 saate indirilmesi kabul edildi fakat işçiler iş gününün 8 saat olmasında diretiyordu. 1860 lı yıllarda kurulan derneklerle, gerevlerle gösterilerle gelişmeye başlayan işçi hareketleri 1880li yıllarda büyük ivme kazandı fakat gerçekleştirilen eylemler güvenlik güçleri tarafından şiddet kullanılarak bastırılmıştır..
1
8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat serbest zaman talebini betimleyen illüstrasyon
Amerikan kongresi 1868 yılında kamu sektöründe 8 saatlik iş gününü tanıdı fakat söz konusu yasa özel sektörü kapsamıyordu. 1884 yılında ABD de iki büyük işçi sendikasından biri olan Örgütlü meslekler federasyonu 1 Mayıs 1886 yılında özel sektörde çalışan işçilere de 8 saatlik iş günü hakkının tanınması için ülke çapında eylemler, grevler gerçekleştirme kararı aldı.
1 Mayıs 1886 günü, 10 eyalette 350 bin işçinin katılımıyla çok büyük çapta işçi eylemi gerçekleşti. Chicago’da yapılan eyleme 80 bin kişi katıldı fakat hiç bir olay yaşanmadı. 1 Mayıs 1886 tarihli New York Times gazetesi Chicago’daki eylemi “Batı İşçisi Yürüdü, 8 Saat Hareketi Chicago’da, İşçiler Yürüdü, Nutuklar dinledi ancak hiçbir şiddet girişimi olmadı” başlığıyla verdi
1
1856 yılında Melbourne’de işçilerin 8 saat çalışma isteğini gösteren pankart
Chicago’da 1 Mayıs 1886 tarihinde yapılan eylem o güne kadar gerçekleştirilen en büyük eylemdi fakat bu eylemden sonra  Mc Cormick Harvester fabrikasında veHaymarket (Samanpazarı) meydanında yaşanan olaylar acı sonuçlara neden olmuştur ve işçi hareketlerin gerilemesine yol açmıştır.
3 Mayıs 1886 günü Chicago’da International Mc Cormick Harvester fabrikasında anarşist sendikacıların liderlik ettiği ve Şubat ayından beri süren grevi işveren, tam eylem bitmek üzereyken  grev kırıcıları kullanarak kırmak istedi. İşçiler grev kırıcıları fabrikaya sokmak istemedi. Bunun üzerine açılan polis ateşi sonucunda 4 kişi hayatını kaybetti.  4 Mayıs 1886 da Haymarket meydanında yapılan protesto eyleminde hiç bir olay yaşanmadığı halde kimliği belirsiz bir provokatörün attığı bomba sonucunda biri polis şefi olmak üzere 7 polis öldü 69 polis yaralandı. Polisin gösterile açtığı ateş neticesinde ise 10 kişi öldü 50 kişi yaralandı
haymarket
 4 Mayıs 1886 da Haymarket Alanında meydana gelen olay.
1
Haymarket olayındaki bombalama anını betimleyen çizim
Kimliği belli olmayan provokatörün attığı bomba bahane edilerek 8 kişi hiç bir kanıt olmamasına rağmen tutuklandı.  Tutuklanan işçilerin isimleri şöyledir : Albert R. Parsons, August Spies, Samuel J. Fielden, Michael Schwab, Adolph Fischer, George Engel, Louis Lingg ve Oscar Neebe..
images
Tutuklanan 8 işçiden 7 si idama mahkum edildi, Louiss Lingg ise tutuklu bulunduğu ceza evinde yüzünün yarısı bombayla patlatılmış şekilde ölü bulundu. Diğer 4 sendikacı George Engel, Adolph Fischer, Albert Parsons ve August Spies 11 Kasım 1887 tarihinde idam edildiler.İdamların üzerinden altı yıl geçtikten sonra hapiste bulunan üç sendikacı eyalet valisi tarafından 1893 yılında koşulsuz olarak affedildi. 4 Mayıs 1886’da Saman pazarındaki gösteriye ateş açma emrini veren polis şefleri görevi kötüye kullanmaktan dolayı 1889 yılında meslekten ihraç edildiler.
1053093_300x300
Louiss Lingg
RTEmagicC_1-mayis-idamlar_kbnet_jpg
Haymarket meydanı olayında idam edilen işçileri betimleyen çizim
Haymarket olayı işçi hareketlerinin gerilemesine neden olmasına rağmen işçilerin hak mücadelesi bitmedi. 1889 yılının Aralık ayında Amerikan Emek Federasyonu iş saatinin 8 saate indirilmesi için bir kampanya başlattı. 1 Mayıs 1890 da tamanlanan kampanyada başarıya ulaşılamadı.
Temmuz 1889 da Paris’te toplanan ikinci Enternasyonel kongresi, 8 saatlik iş gününün kabul edilmesi için 1 Mayıs 1890 da dünya çapında eylemler yapma kararı aldı.  Londra’da yapılan eylemde yarım milyon insan katıldı.  5 Mayıs 1890 tarihli New York Times Londra’da yapılan eylemi ”Emeğin İmdat Çığlığı, İşçiler 8 Saat İçin Yürüdü, Hiçbir Olay çıkmadı”  başlığıyla okuyucularıyla paylaştı
Giderek büyüyen işçi hareketleri iş verenleri tedirgin etmeye başladı. 1892 yılında bir çok yerde 1 Mayıs kutlamalarına izin verilmedi. New York Times, uygulanan bu yasak için ”gereksiz alarm” başlığını attı. ve Londra’da yapılan eyleme atıfta bulunarak yapılan kutlamaları “geniş katılımlı ama düzenli işçi gösterileri” olarak niteledi.
1
1882 yılında New York Union Square’da 1 Mayıs Kutlamaları
1893 yılının  1 Mayıs gösterileri Avrupa’nın pek çok şehrinde yapıldı. New York Times gazetesi 1893 gösterilerini, “Herkes sekiz saatlik iş günü istiyor, Avrupa çapında büyük gösteri’ başlığı ile yayınladı. Yüzyılın sonunda işçi hareketleri Avrupa’nın  bir çok ülkesinde yaygınlaştı, geniş halk kitleleri tarafından destek buldu.
1
1900 yılında Toronto’da yapılan 1 Mayıs Kutlamaları
19. Yüzyıl boyunca devam eden işçi hareketleri 20. yüzyılın başında ilk somut meyvesini verdi. 1919 yılında imzalanan Versailles  anlaşmasının 427. maddesi ile “sekiz saatlik işgünü ve 48 saatlik çalışma ve en az 24 saatlik haftalık tatilin uygulanması. Bu tatilin olabilen her yerde Pazar günü olması”’ yer aldı. Bu yüzyıllık işçi mücadelesinin ilk ve en somut sonucudur.
Sanayi devriminin gerçekleşmesinden günümüze kadar devam eden işçilerin hak arama mücadelesi her zaman sermaye sahipleri tarafından ezilmeye, yok edilmeye çalışılmıştır.  Bugün 1 Mayıs kutlamalarının gereksiz nedenlerle yasaklandığını göz önünde bulundurursak 1 Mayıs 1886 daki Chicago  eyleminden bugüne hiç bir şeyin değişmediğini acı bir şekilde görürüz.  Ha 4 Mayıs 1886 daki  Haymarket meydanı olayı, ha 1 Mayıs 1977 de ki Taksim meydanındaki olaylar.. Değişen hiç bir şey yok…
TIBBIYELİ HİKMET

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Milli Mücadele Düşmanı Bir Vatan Haini: Ali Kemal

Emeğin Kapitalizme Karşı Direniş Günü : 1 Mayıs” için bir yorum

Pin It on Pinterest

%d blogcu bunu beğendi: