Dindar ve Kindar Neslin İflası

1

Rusya büyükelçisini öldüren suikastçı çevik kuvvet polisi El Nusra militanı çıktı. Hükümet ve yandaşlar ters köşe oldu.
Çünkü 15 Temmuz’dan beri ayakları taşa takılsa taşı bile fetocu ilan etmeye alıştılar. Büyükelçiyi vuran suikastçıyı de hiçbir araştırma yapmadan fetocu ilan ettiler ama tutmadı.
Aslında ha feto ha El Nusra! Aralarında hiçbir fark yok. İkisi de dinci, şeriatçı terör örgütleri… Amaçları aynı, düşmanlıkları aynı, zihniyetleri aynı.
İkisi de şeriata dayalı bir din devleti kurmayı hayal ediyor.
İkisi de laikliğe, çağdaşlığa, batıya ait olan tüm değerlere düşman…
İkisi de kadını erkeğin malı olarak gören gerici, yobaz bir zihniyete sahip.
Suikastçı, El Nusracı değil de fetocu çıksaydı ne fark ederdi? Sadece iktidarın nemalanacağı siyasi bir malzeme olurdu o kadar…
El Nusra koyu şeriatçı bir örgütte, feto laik bir örgüt mü? HAYIR
15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı kuracakları sistem El Nusra’nın hayalindeki sistemden farklı olmayacaktı. Türkiye bir şeriat ülkesine dönüşecekti.
Bu yüzden suikastçının fetocu ya da el Nusracı olması, iktidar dışında kimsenin umurunda değil.
Önemli olan devletin en önemli kurumlarından biri olan Polis teşkilatına mensup bir polisin hem de bir çevik kuvvet polisinin bir şeriatçı terör örgütüne mensup olmasıdır.
Şu an iktidar hariç tüm dünya ülkeleri Türkiye’ye ”cihatçı terörist polisi olan bir ülke” diye bakıyor.
O halde sorulması gereken şudur: ”Bir cihatçı terörist nasıl oldu da bir çevik kuvvet polisi oldu?”
Sorunun cevabı için AKP döneminde yaşadıklarımıza bakmak yeterli.
Cihatçı polis, 14 yıl boyunca devletin her kurumunu İslamlaştırma politikasının, dindar ve kindar nesil yetiştirme projesinin bir sonucudur
Dindar bir nesil yetiştirmeyi başaramadınız ama kindar bir nesil yetiştirmeyi başardığınıza her gün şahit oluyoruz.
El Nusracı çevik kuvvet polisi 22 yaşındaydı. AKP iktidara geldiğinde ise 8 yaşında bir çocuktu. Yani bu teröristin tüm eğitim hayatı AKP döneminde geçti. İktidarın eğitim politikalarıyla yetişti.
İçişleri bakanı Süleyman Soylu da bu durumun farkında olacak ki suikasttan çok kısa bir süre sonra o an çok önemliymiş gibi teröristin okuduğu okulları tek tek saydı. Amacı, teröristin imam hatip mezunu olmadığını açıklamaktı.
Eğer terörist imam hatip mezunu olsaydı bu açıklamayı yapar mıydı? Kesinlikle HAYIR
Bu açıklama çok ucuz bir göz boyamadır. Sanki AKP döneminde sadece İmam hatiplerde dindar ve kindar nesil yetiştirme politikası uygulanmış, diğer okullara hiç dokunulmamış…
14 yıl boyunca tüm devlet okullarında okutulan din kitaplarında ümmetçi, Sünni bir İslami okutan siz değil misiniz?
1,5 yıldır her gün şehit verdiğimiz bir dönemde okullarda okutulan din kitaplarında çocuklara ”şehitlik ne güzel şey, keşke şehit olsak” diye çocukları küçük yaşta ölüme özendiren siz değil misiniz?
Okullarda okuttuğunuz Türkçe kitaplarına ”15inde bir kız ya erde olmalı ya yerde” ve bunun gibi kadını aşağılayan deyimleri çocuklara öğreten siz değil misiniz?
Bu ülkenin Cumhurbaşkanı TV lerde ”Dininin, kininin davacısı olan bir gençlik hayal ediyorum” derken bu çocukların Cumhurbaşkanının açıklamalarından etkilenmediğini mi sanıyorsunuz?
Daha geçen gün bir okulda öğrencilere ”Elimizde Kur’an, kalbimizde iman, Müslümanız Müslüman, yaşasın İslam” diye slogan attırıldıktan sonra cihatçı teröristler gibi tekbir getirdiği görüntüler yayınlandı. Bu saçmalığı öğrencilere yaptıran öğretmene bu cesareti veren bir siyasi irade yok mu sanıyorsunuz?
Her şeyi bir kenara koydum. 15 Temmuzda bu devletin meclisini bombalayan orduya, fetocu teröristleri yerleştiren, ne istediniz de vermedik diyen siz değil misiniz?
İşte dindar ve kindar nesil yetiştirme projenizin sonucu ortada… Projenizin yetiştirdikleri 15 Temmuzda Meclisi bombaladı, şimdi de Rus büyükelçisini öldürdü.
Beğenmediğiniz, dinsiz dediğiniz laik eğitim sistemi Nobel ödülü kazanan Aziz Sancar’ı, dünyaca ünlü kalp doktoru Mehmet Öz’ü, dünyaca ünlü tarihçimiz Halil İnalcık’ı ve nice dünyaca ünlü değerli bilim adamlarımızı yetiştirmişti.
Çünkü eğitim akıl ve bilime dayanmak zorundadır. Dindar eğitim olmaz. Din dogmadır yani sabit, kesin, eleştirilemezdir. Eğitim ise her şeyden önce eleştirel olmalı, ezberci değil sorgulayan nitelikte olmalıdır.
Dindar ve kindar nesil darbe girişimi yaptı. Laik eğitimin yetiştirdiği nesil Nobel kazandı
Şimdi neden bu ülkenin hala laik eğitimin yetiştirdiği insanlar sayesinde üretebildiğini, ayakta durduğunu anladınız mı?
TIBBIYELİ HİKMET

Bir cevap yazın