Bir Başkadır Dizisi Analizi

Netflix’in yeni Türk dizisi ”Bir Başkadır” yayınlandığı günden beri büyük ses getirdi. Kimi son dönemlerdeki en kaliteli Türk dizisi dedi. Kimi dizi Türkiye gerçeğini anlatıyor dedi. Kimi de başarılı bulmadı

Elbette herkesin fikri ve zevki başkadır. Bir insanın çok beğendiği bir diziyi, başka bir insan beğenmeyebilir.

Ben de dizinin bu kadar gündem olmasından dolayı izleyip düşüncelerimi yazmak istedim ve dizinin tamamını 1 günde bitirdim.

Dizi analizime başlamadan önce dizinin konusundan bahsedeyim..

Dizi psikolojik – Dram tarzı diyebileceğimiz bir türde dizi… Dizide İstanbul’un farklı sosyal kesimlerinden insanların psikolojik sorunları anlatılıyor.

Dizin başrolünde Meryem isminde başörtülü bir karakter var. Çalıştığı evin sahibine âşık oluyor ve psikolojik sorunları için bir Psikiyatr’a gidiyor fakat gittiği Psikiyatr da başörtülü kadınlardan hoşlanmayan, psikolojik sorunları yüzünden başka bir Psikiyatr’a tedaviye giden bir karakter

Dizi genel olarak bu iki karakter üstünden ilerliyor. Her ki karakterin de psikolojisi analiz ediliyor

Dizide yan karakterler olarak barda koruma olarak çalışan bir abi, psikolojik sorunları olan bir yenge, çapkın bir zengin ve dizilerde oynayan bir oyuncu var. Dizi boyunca bu karakterlerin de sorunları yavaş yavaş ele alınıyor

Dizinin konusu kısaca böyle… Peki dizinin akışı nasıl derseniz net olarak şunu söyleyim

Eğer duygusal olarak hareketli, inişli çıkışlı bir dizi bekliyorsanız hayal kırıklığına uğrarsınız. Dizi çok yavaş ve tek düze ilerliyor. Meryem, Yasin ve Ruhiye karakterleri dışındaki karakterlerde anlamsız bir soğukluk var. Herkes sinirleri alınmış gibi sakin bir ses tonuyla konuşuyor. Bu da dizi izleyicisinin enerjisini düşüren bir durum…

Dizi biraz kısa film festivallerinde Üniversiteli gençlerin çektiği psikolojik filmler gibi… Bu yüzden dizide akılda kalacak çarpıcı bir sahne beklemeyin. Öyle bir sahne yok

Dizide asıl sıkıntılı olan konunun yavaş ilerlemesi değil. Karakter tanımları ve analizlerinde büyük sıkıntılar ve çok kısır bir bakış açısı var.

Şimdi bu sıkıntıları madde madde açıklayacağım

1-Dizide anlamsız bir şekilde cehaleti yüceltme ve eğitimli olmayı aşağılama var. Dizide sorunlu olan kişilerin hepsi nitelikli insanlar. Mesela dizide 2 Psikiyatr var. İkisinin de karakteri sorunlu. Biri başörtülüleri sevmiyor, diğeri ailesiyle ve aşk hayatında sorunlar yaşıyor. Ancak ilkokul mezunu olan Meryem’in dizi boyunca aile sıkıntıları dışında bir karakter sorunu yok. Başka bir eğitimsiz karakter olan hoca karakteri ise Konfüçyüs gibi bilge cümleler kuruyor

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  ”Atatürk Bizi İslamdan Uzaklaştırdı” Yalanı ve Atatürk Devrimlerine İslami Açıdan Bakış

1970 li yılların Yeşilçam filmlerinde de zenginler kötü, fakirler iyi anlatılırdı. Bu dizide de eğitimli, nitelik sahibi olan insanlar sorunlu, cahil, varoşlarda yaşayan insanlar ise sadece ezilmiş olarak gösteriliyor

Niteliksizi, fakiri övmek bizim Sinemamızın bir hastalığı gibi… Bir insan zenginse mutlaka şımarık, züppe, kötü mü olmalı? Ya da bir insan eğitimliyse, kültürlüyse, operayı, baleyi, yogayı seviyorsa illa elitist, Beyaz Türk mü olmalı?

Mesela başörtüsü karşıtı olan Psikiyatr neden başörtülüleri sevmediğini şöyle açıklıyor:

”Annem babam çocukken ya tatillerinde beni Paris’e, Londra’ya götürürdü. Avrupa’da eğitim aldım. Dönüşte şaşırdım”

Bu nasıl bir saçma tanımlama? Bir insanın Avrupa’da eğitim alması, Avrupa’yı görmesi neden suç olsun? Avrupa’da yaşamayla başörtüsü düşmanlığı ne alaka?

Bu ülkede başörtüsü karşıtı olan insanların %99 u Avrupa’yı görmemiş insanlardır. Ayrıca bu insanların büyük bir çoğunluğu yüksek kültüre sahip, eğitimli, nitelikli insanlar değildir. Tam tersine basit düşünen, kitap okumayan, şekilci insanlardır

Bu yüzden başörtülü karşıtı Psikiyatr karakterinin Türkiye gerçekleriyle alakası yok

2- Başörtüsü karşıtlığı bir TV kanalına ve yazara bağlanıyor ki bu da hem ayıp hem bölücü bir dil… Bir sahnede başörtülü karşıtı Psikiyatr Halk TV izleyip Yılmaz Özdil’i takip ediyor.

Bu etiketleme hem Halk TV ye hem de Yılmaz Özdil’e saygısızlık. Ötekileştirmeyi eleştiren senaristin ”Başörtüsü düşmanları Halk TV izler, Yılmaz Özdil’i takip eder” diye bir mesaj vermesi bu ülkede Halk TV izleyen, Yılmaz Özdil takip eden milyonlarca insana hakarettir

Dizi içindeki TV sahneleri hayali TV kanallarıyla gösterilirken Halk TV ve Yılmaz Özdil’in bu şekilde adının geçmesi senaristin nasıl bir zihniyete sahip olduğunu gösteriyor

3- Dizide hocanın kızını canlandıran başörtülü bir karakter var. Bu karakter de içe dönük, başını kapatmak istemeyen ve psikolojik sorunlar yaşayan bir karakter. Aslında tam Türkiye gerçeklerine uygun bir karakter. Ülkemizde kapalı olduğu halde başını açmaya cesaret edemeyen çok vatandaşımız var

Ancak böyle bir karakter o kadar saçma bir şekilde ele alınmış ki ancak bu kadar saçma olabilir. Başını açmak isteyipte açamayan bu karakterin dizi boyunca yaptığı tek aykırı hareket var.Söyleyince şaşıracaksınız

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Şapka Giymediği İçin Asılan Bir Hocanın Dramı : ŞAHABETTİN HOCA (İroni yazısıdır)

Yaptığı en aykırı hareket odasında yabancı müzik dinleyip dans etmek…

Şaka gibi ama senaristin bakış açısı bu. Sanırım senarist bu ülkedeki tüm kapalı kadınların sadece ilahi dinlediğini sanıyor.Kapalı bir kızın yabancı müzik dinlemesinde aykırı olan ne?

Dizide bu durum o kadar abartılıyor ki hoca olan babası ”Yapma kızım” diyerek doğru yola davet ediyor

Bu sahneyi izlerken aklıma 1980lerdeki Küçük Emrah filmleri geldi. O filmlerde de Emrah’ın kız kardeşi makyaj yapıp topuklu ayakkabı giyince namus meselesi oluyordu. Alt tarafı makyaj ve topuklu ayakkabı ama olmaz. Emrah’ın kız kardeşi makyaj yapamazdı. Yaparsa kötü yola düşerdi ve genelde makyajın sonu mutlaka fahişeliğe bağlanırdı

Tamamen aynı mantık… Kapalı bir kız odasında yabancı müzik dinleyip dans ederse aykırıdır.

Oysa böyle bir karakterin yapması gereken odasında mini etek giyip aşırı süslenmekti. Ancak senarist her nedense başörtülü bir karaktere gizli gizli mini etek giydirmeye cesaret edememiş. Aykırılık için bula bula yabancı müzik dinlemeyi bulmuş.

4- Dizide tekerlekli sandalyede engelli bir karakter var. Sadece 2 sahnede gözüktü ve yok oldu. İzlerken bu karakter neden var diyeceğiniz bir karakter. Sadece 2 sahnede gözüken ve hakkında hiçbir bilgi verilmeyen bir karakter neden var?

Hem de engellilik gibi özel bir durumu canlandıran bir karakterin reklam arası gibi 2 sahnede gösterilmesinin mantığını anlayamadım. Olmasa da olurdu

Dizi açıkça siyasi mesaj vermese de gizli olarak sakat bir siyasi mesaj veriliyor.

Dizinin siyasi mesajı şu:

Avrupa’da eğitim aldıysanız, nitelikliyseniz, dindar değilseniz hem huzursuz, sorunlu bir karakter olursunuz. Hem de başörtülüleri sevmeyebilirsiniz

Fakirseniz, cahilseniz ve dindarsanız sizin de psikolojik sorunlarınız olabilir ama bu sorunlar hayatın size yaşattığı zorluklardan dolayıdır. Karakter sorununuz olmaz

Recep İvedik filmlerinin çok izlendiği bir dönemde bu dizi tam uymuş…

Recep İvedik filmlerinde de Türk Milleti, sanattan, edebiyattan anlamayan cahil insanlar olarak gösteriliyor. Hatta Recep İvedik, böyle karakterleri sürekli tokatlıyordu

Bu dizi de eğitimli olmayı, yoga yapmayı, nitelik sahibi olmayı elitist, başörtüsü karşıtı olarak anlatmış

Ne diyeyim. Sinema ve dizilerdeki basiti ve cahili övüp nitelik sahibi olanı aşağılama hastalığı devam ettikçe Milletçe bir adım ilerleyemeyiz

TIBBIYELİ HİKMET

Pin It on Pinterest