İsmet Paşa ve İnönü Savaşları Gerçekleri

10906202_1566241290257949_2993311554119704699_n
 
Tarihte en çok haksızlığa uğrayan kişilerden biri şüphesiz İsmet İnönü’dür. Hem yaşarken hem de ölümünden sonra her zaman yobazların ve Atatürk düşmanlarının hedefinde olmuştur. Atatürk ile açıktan savaşmayı göze alamayan korkaklar İnönü’yü günah keçisi ilan etmişlerdir. Maalesef üzülerek söylemek istiyorum ki bir kesim Atatürkçüler de Atatürk düşmanlarının bu kara propagandasına bilerek ya da bilmeyerek alet olmaktadır. Şunu unutmamak gerekir. Tarihte kusursuz insan yoktur. Her insanın günahları ve sevapları vardır fakat bir insanın hataları onu Atatürk düşmanlarının kucağına atmak için yeterli bir neden değildir. İnönü’nün Atatürk’ün ölümünden sonra bazı icraatları hoşunuza gitmeyebilir, sevmeyebilirsiniz ama bir şeyi unutmayın. Atatürk devrimlerinin en kararlı uygulayıcısı İnönü olmuştur. Şeyh Said isyanı çıktığında Fethi Okyar  olağanüstü hal ilan etmeyi aşırı görürken İnönü hükümete geldiğinde derhal olağanüstü hal ilan ederek isyanı kararlılıkla bastırmıştır. Bunun gibi daha bir çok örnek verilebilir ama yazının konusu İnönünün sevapları ve günahları olmadığından daha fazla uzatmayacağım.
Atatürk düşmanları her zaman İnönü’yü günah keçisi ilan etmiştir demiştim. Atatürk’e birinci şahıstan saldıramayanlar İnönü’yü kullanmışlardır. Son yıllarda en çok kaşıdıkları konunun başında ise İnönü savaşları gelmektedir. Tüm dünyanın kabul ettiği bir savaşı kendi milletinden insanların reddetmesi ayrı bir garabet, fakat bu garabetten daha kötüsü kendi milletinden insanların tarihi alçakça çarpıtmasıdır.  Tarihte kendi geçmişine bu kadar düşman bir insan sürüsü daha var mı bilmiyorum fakat bu insanların adi yalancılar olduklarını biliyorum. Şimdi önce yalanlara sonra da gerçeklere geçelim.
İnönü düşmanlığının bayraktarlığını yapan, Atatürk düşmanı kesimin gözünde üstad olan, her yazısında ayrı bir yalan uyduran sözde süper bir tarihçimiz var. Artık  ezberlediğiniz için adını yazmıyorum. Süper tarihçimiz aşağı yukarı her yazısında ya Atatürk’e ya da İnönü’ye iftira atmayı imanın altıncı şartı kabul etmiş gibi saldırmaktan geri durmuyor.  Her gün yeni bir yalan uydurmak için bıkmadan çalışması takdire şayan… Bir insanın bu kadar üretken yalancı olmasını takdir etmek lazım ama tarih açısından yazdıkları komik ötesi saçmalıklar. O saçmaklıklardan birisinde yine İnönü hakkında ipe sapa gelmez şeyler yazmış. Yazının adı İsmet Paşa nasıl kahraman yapıldı?. Yazının başlığı bile okuyucuya ”resmi tarih yalaaaaaaaaann” mesajı veriyor ama bakın resmi tarih yalan diyenler nasıl yalanlar uyduruyorlar. İşte yazarımızın kaleminden damlayan bazı saçmalıklar :
“Resimli Tarih Mecmuası”nın Mayıs 1954 tarihli 53. sayısını açıp Bıyıklıoğlu’nun “Atatürk ve İnönü muharebeleri” başlıklı yazısını okuyorsunuz. Yazıda İnönü ‘zaferleri’ İsmet İnönü’ye mal ediliyor büyük ölçüde.
Her zaman ki Atatürk düşmanı paranoyası… Kurtuluş savaşında ne kadar başarı varsa hepsi masa başında yazıldı algısı… Bu algı tüm Atatürk düşmanlarında vardır. Bu da onlardan biri. Devam edelim
Ancak Bıyıklıoğlu’nun bir de “Harp Notları” vardır ki, bunları sadece yakınlarıyla paylaşmıştır ve orada tam tersini yazmış, İnönü zaferlerinin İsmet Paşa ile hiç ilgisinin bulunmadığını, diğer adsız kahramanlar olmasaydı kaybedileceğini söylemiştir.Bu nasıl bir sansürdür ya Rabbi! Övdüğün adamın ne mal olduğunu aslında biliyorsun ama yazmıyorsun, sonra notlarında onun ne mel’un biri olduğunu kaydediyorsun. Zaten bunun için tarihimiz ayağa kalkamıyor ya.
Şimdi bu insanların anlayamadığı bir nokta var. Tarihte hiç bir savaş tek kişiyle kazanılmamıştır. Böyle bir şeyi başarmak için insan üstü yaratık olmak lazım. Kimse İnönü savaşını İsmet paşa tek başına kazandı demiyor ama savaşlar her zaman komutanların isimleriyle anılırlar. Çünkü savaşlarda komutan önemlidir. Asker sadece savaşır stratejiyi ise komutan yapar. Bu yüzden İstanbul’u nasıl Fatih fethetti diyorsak İnönü savaşını da İsmet Paşa kazandı demekte bir sorun yoktur. İnsan tarihe bu kadar kör bakınca işte böyle saçmalayabiliyor.  Neyse devam edelim bakın daha neler var
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, “Politikada 45 Yıl” adlı hatıralarında başından geçen eğlenceli bir olayı aktarır. II. İnönü Savaşı sırasında güney cephesi komutanı olan Refet Bele ile konuşan Yakup Kadri, Paşa’dan bir yazısında İsmet Bey’i ‘millî kahraman’ ilan ettiği için zılgıtı yer. Şairane bulmuştur yazısını. Bunun üzerine yazarımız, iyi ama der, o zaman Atatürk’ün İsmet Paşa’ya çektiği o ünlü telgraf da mı şiirdir? Asıl telgrafa kahkahalarla gülen Refet Paşa, “Ona ne şüphe!” der, “Bahsettiğiniz telgrafı yazanın da sizin edebiyat arkadaşlarınızdan biri olduğunu bilmiyor musunuz ?
Sürekli dedikodu yapıyor dikkatinizi çekti mi? Yazıda şu ana kadar bir belge yok. Sadece şu kişi şöyle demişti bu  kişi şöyle yazmıştı. Savaşla ilgili ne bir rapor ne de tek bir zabıt yok. Yazının belge yönünden fakir kaldığını anlamış olacak ki araya bir meclis zabıtı sokayım demiş ama onun da belgesi yok. Nasıl tutturursa artık tabi kim meclis zabıtlarını okuyacak değil mi? Bakın ne diyor :
TBMM tutanaklarını okuduğunuzda Meclistekilerin İnönü zaferini Fevzi Çakmak’ın kazandığından söz ettiklerini görüp şaşırırsınız. Nitekim İsmet Paşa da bir telgrafında ‘yüksek stratejisiyle savaşı kazandıran’ kişinin Fevzi Çakmak olduğunu açık seçik yazar. Bolu milletvekili Yusuf İzzet de zaferi Fevzi Paşa hazretlerine borçlu olduklarını açıkça söyler. Gariptir, tutanaklarda İsmet Paşa’nın ismi hiç geçmez. Herkes Fevzi Paşa’yı kutlar; hatta Paşa bu zaferinden dolayı terfi bile etmiştir.
Acaba öyle mi ? Bu kadar yalan yeter. Artık gerçeklere geçebiliriz. Şimdi sizleri 13 Ocak 1921 tarihine götürmek istiyorum. 1. İnönü zaferinden 3 gün sonra meclis oturumunda İnönü zaferi hakkında vekillerin görüşleri ve açıklamalarını okuyalım. Önce İsmet Paşa’nın mecliste okunan telgrafından başlayalım
B. M. Meclisi Reisi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine
Avni hakla İnönü meydan muharebesinin kazanlmasından dolayı Büyük Millet Meclisinin kalbi tebrikât ve temenniyatı ordunun bütün efrat ve zâbitanını, fahru şükrana müstağrak kılmıştır. Mukadderatımızı, istiklâli mutlak ile cleruhde etmiş olan Büyük Millet Meclisine bi- lâkaydii şart irtibat ve inkıyattan aldığı feyzi manevi ve kudsi ile Mukaddes topraklarımızın istihlâs vazifesini ifa edeceğine ordunun kanaati katiye ile mutmain bu-lunduğunu Zati Riyasetpenahilerine arz ve temin eylerim. .12.1.1337
Erkânı Iiarbiye-i Umumiye Reisi 1 ve Garp Cephesi Kumandanı
İsmet   
 10342906_1566241783591233_774779494160533740_n
İsmet Paşa’nın telgrafından sonra Fevzi Paşa vekillere savaş hakkında malumat vermiştir. Bugünlerde birilerinin uydurma, ufak bir çatışma dediği İnönü savaşı bakın hangi şartlarda kazanılmış
Efendiler; emin olunuz ki, harbi umumide gösterilen kahramanlık bu defa da gösterilmiştir. Nazifpaşa’da bulunan bir kıtamız on beş misli bir düşmanla harp etmiş, bize bir gün kazandırmıştır. Ondan sonra efendiler Pazarcık’ta bir hücum taburu, bir depo taburu düşmanın yirmi misli kuvvetine karşı sebat ederek bir gün daha kazandırmıştır (Alkışlar).
Sonra efendiler Köprühisar’da bir alayımız düşmanın iki alayını perişan etmiş, bozmuş ve iki gün kazandırmıştır. Bir dümdar taburumuz Bilecik cephesinde on iki saat, topları dahi olmadığı halde, top altında sebat etmiş, akşama kadar vakit kazandırmıştır (Alkışlar). Bu suretle .düşmanın on iki saatte Eskişehir’e gelmek hususundaki tasavvuratı üç gün teehhür etti. Bu müddet zarfında lâzımgelen kuvvetler yetiştirildi. Düşmanın gelen kuvveti on beş bin mevcudunda idi. Bizim bunun karşısında toplayabildiğimiz, kuvvetler sülüsüne baliğ olmuyordu. Mamafih iki gün devam eden taarruzları tama- miyle kırıldı ve akşam üstü serian ricata mecbur oldular. Biraz daha kalsa idiler yetiştireceğimiz kuvvetler bir taraftan düşmanın kırılan kuvve i mâneviyesi ve bir taraftan bizim maddeten ve manen artan kuvvetlerimiz dolayısiyle düşman Eskişehir önüne geldiği gibi esir olmak ihtimali olduğunu anlar anlamaz derhal kaçtı ve öyle bir kaçış ki her şeylerini döke saça kaçıyorlardı. (TBMM Zabıt Cerideleri Cilt: 7 Dönem :1 İçtima:1 s.281)
1
Fevzi Paşa savaş hakkında bilgi vermeye devam etmektedir. O günün koşullarında nasıl zorluklarla savaşıldığını bu satırları okuyunca bir kez daha anlayacaksınız
Fakat Efendiler; biz bunların kusurlarım gösterdiğimiz filiyat ile tekzib ettik, evvelâ toplarımızın kamalarını almışlardı. Bizi topsuz bırakmışlardı. Biz elimize geçen ve kendi milletimizden olan ustalarımızla. bir orduya yetişecek kadar top kaması imal ettik ve bu sefer Yunanlıların kafasını kıran toplar da o toplardır. (Allâh muvaffakiyet ihsan buyursun sesleri). Tüfeklerimiz noksan idi. Biz elimize geçen ustalarla ordumuza kifayet edecek kadar tüfek, cephane yapıyoruz ve bundan başka, Reis Paşa Hazretlerinin burada buyurdukları veçhile, cephanemizi ikmal ettik. Nasıl ikmal ettik biliyor mısınız? Düşmanlarımızdan aldığımız cephaneler bugün bizim şimdiye kadar olan cephane sarfiyatımızın beş on mislini Ermeni ’lerden aldık ve bunu ilân ediyoruz. İngiliz’ler bize cephanesiz dedikleri, halde biz otuz yedi milyon cephane aldığımızı söyliyoruz ve bununla on sene daha harp ederiz. Vesaiti medeiıiyeden yol yoktur, otomobil yoktur dediler. Otomobillerimizi işlettik, benzin bulduk Şimendiferlerimizde kömür yok, odunla işlettik. Kömürle de işledeceğiz inşaallâh ye bizi vesaitsizlikle itham eden düşmanlarımızdan Fransız ’lan bizim halimize döndürdük. Önlarm istifade ettiği şimendiferleri bozduk. Şimdi Fransız ordusu develerle erzakını, mühimmatını taşıyor (TBMM Zabıt Cerideleri Cilt: 7 Dönem :1 İçtima:1 s.282)
 1
Şimdi en can alıcı noktaya gelelim ama gerçeği yazmadan önce yazarımız ne demişti tekrar okuyalım” Gariptir, tutanaklarda İsmet Paşa’nın ismi hiç geçmez. Herkes Fevzi Paşa’yı kutlar; hatta Paşa bu zaferinden dolayı terfi bile etmiştir.”
Bir cümle içinde iki yalan birden ama gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır. Buyrun size gerçekler:
B. M. M. Riyaseti Celilesine
İnönün’de millî ve ananevi kahramanlığın bir misali mefharetini ibda ederek Yunan ordu­sunu sefil ve perişan bir rieati kahkariyyeye uğra­tan kuımandanlar ve efrat hakkında berveçhi âti mükâfatın tatbik edilmesini Heyeti Umumiyeden talep, ve rica ederiz:                              .
1— Garp cephesi kumandanı ve Erkânı, Harbiye i Umumiye Reisi İsmet Beyin livalığa terfii
2.  — İnöınü harbinde birinci derecede yararlık gösteren efrat ve kumandanların birer derece terfii rütbesi;
3- İnönü ’nde harbe iştirak etmiş umum efrada beşer, onbaşılara sekizer, çavuşlara onar lira, mülâzımlarla yüzbaşılara otuzar lira mü­kâfatı nakdiye verilmesi;
4. — Yüzbaşıdan yukarı rütbede bulunanlara Meclis namına bir hatıra olmak üzere tebrik ve teşekkürname  gönderilmesi                                                                        
İzmir Mebusu                      Bursa Mebusu
Mahmut Esat                       Muhittin Baha  (TBMM Zabıt Cerideleri Cilt: 7 Dönem :1 İçtima:1 s.286)
1
 
Bu kadar yalan yeterli mi ? Tabi ki yetmez. Yazarımız başka ne diyordu okuyalım yazarımız, iyi ama der, o zaman Atatürk’ün İsmet Paşa’ya çektiği o ünlü telgraf da mı şiirdir? Asıl telgrafa kahkahalarla gülen Refet Paşa, “Ona ne şüphe!” der, “Bahsettiğiniz telgrafı yazanın da sizin edebiyat arkadaşlarınızdan biri olduğunu bilmiyor musunuz ?
2. İnönü savaşı sonunda İsmet Paşa’ya  nerdeyse her gün tebrik telgrafı yağmıştır. Bu telgraflardan biri bizzat TBMM ye aittir. 4 Nisan 1921 tarihli meclis oturumunda Fevzi Paşa İsmet İnönü’ye çektiği tebrik telgrafına İsmet Paşa’nın cevap verdiğini mecliste şöyle beyan etmiştir
 
 1
 
İsmet Paşa meclisin  kendisini kutlamasını aşağıdaki telgrafla cevaplamıştır :
Erkân ı Harbiye-i Umumiye Reisi Fevzi Paşa Hazretlerine
Büyük Millet Meclisinin orduya ibzal ettiği takdirat ve tebrikâtın cümlemiz için medarı mübahat ve medarı kuvvet olduğunu arz ve temin eder ve Büyük Millet Meclisine ordunun namütenahi ve mutlak olan hissiyat itaat ve tazimatını tekrar teyid eylerim
Garp Cephesi Kumandanı İsmet ( TBMM Zabıt Cerideleri Cilt:9 Devre:1 İçtima:2 s.369)
1
Son olarak şunu yazalım. Fevzi Paşa İnönü savaşında terfi almamış mıdır? Bu yazarın yazdığı hiç doğru bir şey yok mu? Evet Fevzi Paşa İnönü savaşı yüzünden terfi almıştır ama 2. İnönü savaşından sonra 2 Nisan 1921 tarihli meclis oturumunda. Yani İsmet Paşa’nın terfi almasından nerdeyse 3 ay sonra ( TBMM Zabıt Cerideleri Cilt:9 Devre:1 İçtima:2 s.328)
 
1
Eğer gerçeğe, tarihe zerre kadar saygınız yoksa tarihsel gerçekleri böyle çarpıtabilirsiniz 13 Ocak 1921 tarihli meclis zabıtlarını yok say 2 Nisan 1921 tarihli zabıtları gör. İşte gayri resmi tarih, işte gayri resmi tarihçilik….
TIBBIYELİ HİKMET
 

İsmet Paşa ve İnönü Savaşları Gerçekleri” için 4 yorum

  • Ocak 28, 2015 tarihinde, saat 10:19 pm
    Permalink

    Sevgili tıbbıyeli hikmet yaptığınız işlerden dolayı sizi tebrik ederim. tek amaçları Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yapmak olan sahte tarihçilerin yüzlerine gerçekleri kahramanca vurmaya devam ediyorsunuz. Yolunuz aydın olsun…

  • Mart 10, 2015 tarihinde, saat 12:34 am
    Permalink

    yazilarinizi bir uslüp ve incelikle takip etmekteyim,sizlerde bilirsiniz ki, 1.inci dünya savasi ve kurtulus savasindan bu gün yasayan bir atalarimiz,gazi miz bulunmamakta bu vesile ile su olmamistir bu yoktur manileri arkasina siginip birilerini kötüleyen inanin buna müslüman degildir,bende mustafa kemal in yaninda bes sene özel korumaligini yapan giresunlu bir dedenin torunuyum,dedelerimiz,o savaslari anlatirken aglarlardi,dedelerimiz kocgiri de yapilanlari görünce ve bizlere anlatirken o yedi düvele türklügün ne oldugunu gösteren dedelerimizin her zaman agladiklarini bilirim,Türk düsmanlari gecmistede vardi gelecektede olacaktir,bizler sizler bu yolda geride birseyler birakipda hayirli okuyan gencler ve evlat birakabiliyorsak inanin biz bunlarin üstünden geliriz,,saygilarimla

Bir cevap yazın