AKP nin Fatih ve Fetih Sömürüsü

11
AKP zihniyeti her geçen gün kendini biraz daha net gösteriyor. Artık eskisi gibi düşüncelerini, amaçlarını gizleme ihtiyacı hissetmiyorlar. Açık açık ne yapacaklarını, Türkiye’yi nereye götüreceklerini açıklıyorlar. Çünkü bir gün yaptıklarının hesabının sorulmayacağını düşünüyorlar. İktidarlarından o kadar eminler ki pervasızca davranmakta bir sakınca görmüyorlar.
Yıllardır AKP nin Türk toplumunu dönüştürmek için bir toplum mühendisliği çalışması olduğunu vurguladım. Karşımızda kesinlikle Türkiye Cumhuriyeti’nin ilkelerine bağlı, anayasal sınırlar içinde kalmayı kabul eden bir siyasi parti yok. Kendilerinin deyimiyle bir dava hareketi var. Davaları ise Cumhuriyet’i yıkıp yerine şeriat rejimiyle yönetilen çakma bir Osmanlı yaratmak…
Bir toplumu ayakta tutan en büyük değer milli şuurudur. Toplumlar ancak milli ve tarihi şuurlarıyla ayakta durabilirler. Millet olma bilincini kaybetmiş toplumlar koyun sürüsünden farksızdır. AKP iktidara geldiği günden beri en çok Türk milletinin milli şuuruna saldırıyor. Bunu yaparken de en çok tarihi günleri ve milli bayramları kullanıyor.
Milli bayramlar, kısaca ifade etmek gerekirse bir milletin milli şuurunu canlı tutmak için tarihte yaşanmış önemli günlerin kutlanmasıdır. Milletler, tarihinde yaşanmış önemli günlerini kutlayarak bugünlere nasıl geldiğini hatırlar. Ancak unutulmaması gereken bir husus vardır. O da her milli bayramın bir toplum mühendisliği çalışması olduğudur. Yani tarihte yaşanmış büyük bir olayın milli bayram olması için tarihi değeri değil iktidarda bulunan hükümetin zihniyeti önemlidir.
Şimdi nasıl yani dediğinize eminim.  O zaman biraz tarihimize bakma zamanı…
Milli bayramlar, II. Meşrutiyetin ilanından sonra kültürümüze girmiştir ve 1909 yılında Meşrutiyet’in ilanı ‘’Hürriyet bayramı’’ olarak kutlanmıştır. II. Meşrutiyet’in ‘’Hürriyet bayramı’’ olarak kutlanmasının nedeni iktidarda İttihat ve Terakki’nin olmasıdır. Meşrutiyetin ilanını Hürriyet bayramı olarak kutlayarak toplumda milli şuuru canlı tutmaya çalışmışlardır.
Hürriyet bayramı 1924 yılında son kez kutlanmıştır. Çünkü dönemin ruhu farklıdır. Cumhuriyet ilan edilmiş, Osmanlı devleti tarihe karışmıştır. Yeni dönem, yeni toplum mühendisliği çalışması demektir. Cumhuriyet’in ilanından sonra Osmanlı’dan kalan Hürriyet bayramı yerine 19 Mayıs, 29 Ekim, 30 Ağustos, 23 Nisan gibi Cumhuriyetçilik şuurunu ayakta tutan Kurtuluş savaşındaki özel günler milli bayram olarak kutlanmıştır.
Ve şu an yaşadığımız AKP dönemi…
İttihat Terakki ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki döneminden sonra yeni bir dönem… Bu dönem de kendi zihniyetine uygun olan günleri milli şuuru dönüştürmek için ön plana çıkarıyor ve 19 Mayıs, 23 Nisan, 30 Ağustos, 29 Ekim gibi Cumhuriyeti ve Atatürk’ü hatırlatan milli bayramları unutturmaya çalışıyor.
İstanbul’un fethi kutlamaları bu açıdan ayrı bir öneme sahip… Abdülhamid’in Rumları gücendirmemek için kutlamadığı, ilk olarak 1910 yılında kutlanan ve 1914 yılında en coşkulu şekilde kutlandıktan sonra Menderes dönemine kadar bir daha kutlanmayan, 1953 yılındaki 500. Yıl kutlamalarına Menderes ve Celal Bayar’ın Yunanistan ile ilişkileri bozmamak için katılmadığı kutlamalar AKP iktidara geldiğinden beri her yıl daha büyük coşkuyla kutlanıyor.
Milli hassasiyeti yüksek olan ve böyle konularda kalbiyle hareket eden muhafazakâr insanların ‘’kutlasın ne olmuş yani, Fatih bizim atamız değil mi’’ dediğini duyar gibiyim.
Ancak hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bunu dini açıdan ifade etmek gerekirse ameller niyete göredir.
Elbette Osmanlı bizim atamız, geçmişimiz… Fatih’te bizim atamız… Daha geniş ifade edersek 7000 yıllık Türk tarihinde kurulmuş tüm Türk devletleri bizim atamızdır. Attila da bizim, Bilge Kağan da… Alparslan da bizim, Fatih’te…  Aralarında hiçbir fark yoktur. İstanbul’un fethi de tarihimizdeki dönüm noktalarından biridir. Osmanlı İstanbul’un fethinden sonra bir Balkan imparatorluğu olmuş, sonrasında da bir Cihan imparatorluğuna yükselmiştir.
Tarihi açıdan değerlendirildiğinde İstanbul’un fethine kimsenin söyleyeceği bir söz yok. Gerekte yok zaten… 563 yıl sonra İstanbul’u neden fethetmişiz, fethetmesek olmaz mıymış gibi tartışmalar boştur.
İstanbul’un fethi kutlamalarındaki mesele tarihi değil siyasidir. Her milli bayram, kendi döneminin toplum mühendisliği ise fetih kutlamaları da AKP döneminin toplum mühendisliğidir. İnsanların İstanbul’un fethini kutlaması başkadır. Devletin kutlaması başkadır. İnsanlar milli ve manevi duygularla fethi kutlayabilir. Hakkıdır da… Ancak bir kutlamayı devlet yapıyorsa işin içinde mutlaka siyasi bir mesaj vardır.  Bunu anlamak için yakın geçmişe kısaca göz atmak yeterli
23 Nisan kutlamaları şehitler bahane edilerek iptal edildi
19 Mayıs uydurma bombalama ihbarlarıyla iptal edildi
29 Ekim ve 30 Ağustos her yıl bir bahaneyle kutlanmıyor
Atatürk’ü hatırlatan tüm milli bayramlar her yıl bir nedenle kutlanmıyor ama İstanbul’un fethi kutlamaları her yıl mutlaka kutlanıyor. Hem de Yenikapı’da Cumhurbaşkanının da katılımıyla büyük gösterişli mitinglerle kutlanıyor. Şehit, bombalama vs hiçbir şey fetih kutlamalarının iptal edilmesine neden olmuyor.
Lütfen manevi duygularınızı, Osmanlı, ecdat sevginizi bir kenara bırakıp konuya objektif bir gözle bakın. Sizce bir samimiyetsizlik yok mu? Korkmayın konumuz Osmanlı’nın tarihi değerine dil uzatmak değil… Siyasi bir mevzudan bahsediyoruz. Konu AKP nin Osmanlı’yı kendi menfaatleri doğrultusunda kullanması.1000 yıldır Türk milletinin inandığı İslami kullandığı gibi Osmanlı’yı da kullanıyor. Hem de Osmanlı ile hiç alakası olmadığı halde inatla ‘’Biz Osmanlıyız’’ propagandasını millete pompalıyor
Fetih kutlamaları, Türk milletini Cumhuriyet’ten, Atatürk’ten uzaklaştırmak için bir araçtır. Fatih bizim atamız da 19 Mayıs 1919 da kurtuluş savaşını başlatan Atatürk bizim atamız değil mi? 23 Nisan 1920 günü meclisi dualarla açanlar bizim atamız değil mi? 30 Ağustos günü Türk milletini işgalden kurtaran kahraman Mehmetçikler bizim atamız değil mi? 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyetini kuranlar bizim atamız değil mi? Madem ecdadımızı seviyoruz madem tarihine bağlı bir milletiz neden İstanbul’un fethi kutlanıyor da diğer milli bayramlarımız binbir bahane uydurularak iptal ediliyor?
Sultan II. Abdülhamid’in bile Rumları üzeriz diye kutlamadığı bir günü AKP nin Osmanlı’dan çok Osmanlıcı olarak kutlaması da ayrı bir konu…  Tamamen körü körüne batı düşmanlığı pompalayan, Hıristiyan âlemine nispet yapar gibi mitinglerle kutlanan fetih kutlamaları aynı zamanda batıya ‘’Yahudi dölü’’ ‘’gâvur tohumu’’  diye bakışın bir ifadesidir. 563 yıl önce Fatih İstanbul’u fethederek tarihi açıdan önemli bir başarıya imza attı fakat 2016 yılında İstanbul’un fethini, İstanbul’un kurtuluşundan daha coşkulu kutlamak ecdat sömürücülüğünden başka bir şey değildir.
İstanbul’u fetheden Fatihi kutsayıp İstanbul’u kurtaran Atatürk’ü kötülemek ise tek kelimeyle nankörlüktür. Çünkü İstanbul’u kurtaran Atatürk olmasaydı bugün İstanbul’un fethi kutlamaları diye bir kutlama olmayacaktı. İstanbul’un Fethi kutlu fetih ise ve fethi Allah Fatih’e nasip ettiyse, İstanbul’un kurtuluşu da kutlu kurtuluştur ve Allah bu şanı Atatürk’e vermiştir. Bunun aksini söyleyen, Fatih’i kutsayıp Atatürk’ü kötüleyen ya nankördür ya da cahildir
Lütfen AKP nin ülkeyi sürüklemek istediği yerin farkına varın… Milli ve dini duygularınızın sömürülmesine izin vermeyin…
TIBBIYELİ HİKMET 

AKP nin Fatih ve Fetih Sömürüsü” için bir yorum

  • Mayıs 31, 2016 tarihinde, saat 1:57 am
    Permalink

    İşte en acı olanı da Zalimlerin iktidarı, cahillerin omuzlarında yükselir.
    Süleyman Şah türbesini gece gece kaçıranlar fetih edilmiş İstanbulu
    kendileri fetih etmiş gibi kutladılar.! 63 milyon tl harcandı..Ayda 1300 tl kazanan kişilerde şak şak yaptı

Bir cevap yazın